Home / Yaşam / “Yazamama Psikolojisi”ni yenmenin yolları

“Yazamama Psikolojisi”ni yenmenin yolları

Günümüzde yazı bir terapi metodu olarak da kullanılmaktadır. Yazan kişilerin psikolojik anlamda son derece rahatladıklarını gösteren araştırmalar ve bilimsel bulgular mevcuttur. Ancak tamda bu amaçla elimize kağıt, kalem veya klavye aldığımızda tıkanıp kaldığını görür çoğu zaman insan. Aslında bunun adı bile var: writer’s block yani yazamama korkusu…

Yazmayı engelleyen iki sebep vardır: İlham eksikliği ve korku. Bilgisayarda boş bir sayfa açıp, yazmaya başlama, boş sayfayı izleyip ilk satırı yazıp silme birçok yazarın da aslında en büyük kabusu. Bu durumla mücadele edebilmeniz için Yazar Margot Atwell  birkaç yol öneriyor:yazamama psikolojisi

Elle yazın

Bazı insanların bilgisayarda 2.000 kelime yazmayla bir sorunu yoktur, fakat ilk müsveddemi daktiloda yazmak, benim yaratıcılığımı her zaman kısıtlar. Ancak bana bir kağıt, bir de kalem verirseniz, kendimi o kağıdın üzerini boş yer kalmayana kadar karalarken bulurum, sonra da kağıdın diğer yüzüne geçerim. Herkes geleneksel yollarla ilhamı bulamayabilir, bu yüzden  siz kendi yolunuzu bulmalısınız. Bazı insanlar, elle yazdıkları zaman kendilerini yazdıkları şeyle daha fazla bağlantılı hissederler. Elle yazmak işkence gibi görünse de bunu deneyin.

Zihninizi dağıtacak şeylere yönelin

Yürümek, bisiklet sürmek, koşu yapmak gibi fiziksel bir aktivite sayesinde zihninizi rahatlatabilirsiniz. Bu aktiviteler, zihninizi dağıtıp, yeni bağlantılar kurmanızı sağlayacak ve sizi daha yaratıcı yapacaktır. Bazen radyoyla oynamak bile zihnimi rahatlatmamı ve aklıma önemli fikirlerin gelmesini sağlıyor. Uyarı: Eğer bu tür fiziksel aktiviteleri yaparken fikir bulmaya ÇALIŞIRSANIZ, bu aktiviteler bir işinize yaramaz. Kendinizi özgür bırakın, bekleyin fikirler sizi bulsun.

Farklı şeyler okuyun:

Bazı yazarlar, bir kitap yazarken başka şeyleri okumaktan hoşlanmazlar. Ben ise okumadan geçecek bir günümü hayal bile edemiyorum. Eğer okuyacağınız şeylerden etkilenmekten korkuyorsanız, başka türde kitaplar okuyun. Eğer roman yazıyorsanız, tarih ya da şiir kitapları okumayı deneyin. Eğer bir kitabın nasıl olması gerektiğiyle ilgili bir şeyler yazıyorsanız, klasik romanlar ya da popüler gerilim romanları okuyun. Diğer insanların nasıl yazdığını görmek, size kendi yazma deneyiminizle ilgili fikirler verebilir ya da nelerden kaçınmanız gerektiğini gösterebilir.

Seyahat edin

Yeni yerler görmek,  büyük bir ilham kaynağı olabilir. (Gideceğiniz yerlerin çok uzakta olmasına hiç gerek yok.) Çoğu insan günlük monoton yaşamına uyum sağlar, aynı marketten alışveriş yapar, aynı insanlarla görüşür, aynı ofiste çalışır. Eğer siz bir haftasonunu ya da sadece bir gününüzü bir seyahate ayırıp yeni yerler görürseniz, bu size çalıştığınız projeye hemen başlama azmi verebilir.

Yeni bulduğunuz fikirleri not aldığınızdan emin olun

En iyi fikirleri genelde uykuya dalıp gittiğim zaman ya da uykuyla uyanıklık arasında, uyanıkken kuramadığım bağlantıları kurmaya başladığımda bulurum. Ayrıca duşta da çok iyi fikirler bulduğum olmuştur. Bir fikir bulmak için en uygunsuz zaman genelde en iyi fikri bulduğum zamandır. Yani yatağınızın yanında, cüzdanınızda, arabanızın torpido gözünde not defteri bulundurmaya çalışın. Çünkü böyle bir fikir aklınıza geldiğinde onu kağıda dökmek için büyük bir çaba harcarsınız.

Eminim ki bu yöntemleri kullandığınızda, yazamama psikolojinizin sizi rahatsız etmek için hiçbir şansı kalmayacak.

huffingtonpost.com’dan çeviren: Barış Berhem Acar – edebiyathaber.net 

Dünyalılar

Rastgele Haber

Hayat Sonsuz Bir Gezidir, Bu Yolculukta Aldığımız Mesafe Kadar Özgürüz

“İnsanların yürekleriyle oynamak yapacağın en son şeydir. İnsan yüreği bir yay gibidir, aşağıya doğru bastırırsan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir