Home / Genel / Yumma Gözün Kör Gibi!

Yumma Gözün Kör Gibi!

İnsanımız bir yurttaş ve birey olarak etkin bir görev yüklenmek istemiyor. Kendi başına özgür ve sorumlu olmak istemiyor. Yaratmak, katılmak, önderlik yapmak istemiyor. Zahmet etmek istemiyor. Gösterdiği en büyük zahmet, seçim sandığına kadar gidip gelmek oluyor. Küskün, umutsuz, kaderci, yılmış, çaresiz… Kendine, kendi gücüne inanmıyor ve bu gücü kullanmak istemiyor. Kovuğuna sığınıyor. Orada birbirlerine sarılarak yaşamayı yeğ tutuyor. Bunlar yalnızca yoksullar değil, okumuş yazmış kimseler. Profesörler, yazarlar, çizerler, kalburüstü dediklerimiz aynı zamanda. Ayıp olmasın diye bir kaç ağdalı söz ederek görünüşü kurtarıyorlar. Durum bu…Felaket gelmiyor, biz yaratıyoruz.

Yargı gücünün yozlaştığı yerde faşizm geçit bulur. Yargı gücünün ve görevinin reddedildiği yerde faşizm hüküm sürer. Demokrasi ve cumhuriyet de bu gücün yetkinliği ölçüsünde kök salar.

Yargı tek parça mı? Bir yanlış, bir doğru mu yapıyor? Hem seviyor, hem dövüyor mu? Bir onu, bir bunu mu dinliyor? Birinde bildiğini, berikinde unutuyor mu?
Hayır, Yargı çok parçalı. “İlahi” sesler neyi istiyorlarsa, onu yapıyor. Adalet diye bir kaygısı bulunmuyor. Bu sırada pek çok şey açılıp, saçılabiliyor. Bunca pisliğin birikmesinde onun epeyce etkisi, katkısı oluyor. Hiç bir dişli kendi çarkının tersine dönmez. Çark şimdi böyle dönüyor. Halk Adalet yönünde dönmesini istiyor!

Kıran kırana kavgalarda düşmanların hakeme ihtiyaçlarının bulunmadığını kavradığı yerde bir halk, kendi kavgasını vermesi gerektiğini de kavrayacaktır. Bırakın, yesinler birbirlerini, ama siz halkın kavgasını vermeye hazırlanın.

Cemaatlerin oy kullandığı, cemaatlerden oy istendiği bir ülkede aklı başında hiç bir kimse demokrasiden söz edemez. Demokrasi, Cumhuriyet cemaat, şeyh – mürit ilişkisine değil, halk – yurttaş ilişkisine dayalıdır. İnsan ilkinde uyruk, ikincisinde özgürdür. Demokrasi bir özgürlük/sorumluluk düzenidir. Cemaatlerden oy dilenmek onur kırıcıdır. Demokrasi karşıtlığıdır. Aymazlıktır.

Bir yönetimden utanıyorsanız, utanmayacağınız bir yönetim için çalışın, hem de canla başla çalışın! Çalışmayana utanmıyor, derim.

Tüm gezi dostlarına bir çağrı: Gezi davalarına bakacak olan yargıçlara, savcılara “sivil itaatsizlik” konusunda yazılmış yazıları, kitapları yollayınız. Bu konuda Türkçe yayımlanmış pek çok kitap var. Bu da çok iyi bir eylemdir, ne dersiniz?

Kamu malının, parasının çalınması, savurganlık, doğanın arsızca sömürülmesi insanca yaşam için yapılması gerekenlerin pek çoğunu daha başlarken imkansızlaştırıyor. Öyleyse yapılacak her iş bunlara karşı önlemleri içermelidir. Yurttaşlık ve Cumhuriyet ilk önce bunun bilincidir.

Bu ülke çalınan paralarıyla bile kalkınırdı!

Hukuk Devleti, çağdaş demokrasilerde bir direnme programıdır. Onu çürütür, çalışmaz duruma getirirseniz, yurttaşlar direnmek için şiddete başvururlar. Henüz vakit varken, bilesiniz istedim.

Hayrettin Ökçesiz

http://okcesizhayrettin.blogspot.com

Dünyalılar

Rastgele Haber

Flört şiddeti nedir?

Kadınlar için korkutucu bir deneyim! Korkmayın… Ama flört şiddetinin şiddete açılan kapılarından biri olduğunu da …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir