Anasayfa / Arka Bahçemiz (page 30)

Arka Bahçemiz

İnsan ölümcül ve bulaşıcı bir hastalıktır

Bakalım insan denen ve gittikçe pespayeleşen bu hastalık dünyanın ırzına daha ne kadar süre geçecek! IŞİD geçen gün Afganistan’da kendisine saldırılar düzenleyen Taliban üyelerinden 10’unu öldürdü. Yere gömdükleri bombaların üzerine oturttukları on Taliban üyesi aynı anda patlatıldı. Cesetlerden saçılan parçalar …

Yazının devamı için...

Bana Üç Kelime Söyle Sana Bir Hikaye Anlatayım

-Bana üç kelime söyle, sana bir hikâye anlatayım… -Kalemtıraş, mağara, ıslık… Üç kelime istedi benden gözleri görmeyen ihtiyar kemancı; üç kelime söyledim ona.  Yüzüme baktı, sanki beni görür gibiydi ve başladı kemanını çalmaya. Niye bilmem, kemandan başka hiçbir enstrüman yakışmazdı …

Yazının devamı için...

Reklamda Cinsiyetçilik: Yeni Bir Eleştiri Alanı, Yeni Bir Direnç İmkanı

Reklamda cinsiyetçilik, son dönemde Türkiye’de özellikle sosyal medya aktivizmleri ile sıklıkla gündeme gelmekte. Cinsiyetçilikle mücadele platformu olan Erktolia başta olmak üzere, çeşitli kurum ve bireysel aktivistlerin organize ettiği cinsiyetçi reklam karşıtı kampanyalar dikkat çekici bir katılım oranına ulaştı. Doğadan firmasının …

Yazının devamı için...

Aykırı Yaşamak

Geriye bakarak yanıtlıyoruz birbirimizi Bir destek aranır bir güç alırcasına Dönerek ikide bir anıların ülkesine.. Alnımızı gererek konuşuyoruz, kaşlarımızı Bir ince eğimle siper edip bakışlarımıza Çok iyi bildiğimiz bir duyguyu – O biraz yenilgiye biraz ezikliğe benzer Ortak yaşadığımız sızım …

Yazının devamı için...

Yalnız Kadınların ve Kedilerin Şarkısı

Çocukluğu köyde geçmiş bir kadınım ben; çocukluktan beri vejeteryanım. Civcivleri, tavukları, horozları arkadaşım bilirdim ve onları yeme düşüncesi bana ürkütücü gelirdi. Bu yüzden bir çok kez dayak yedim babamdan; akrabalarım ve köylüler beni kınadılar bir çok kez bu yüzden. Yirmi …

Yazının devamı için...

Şükrü Erbaş – Maymuncuk

Hüznün rengini sorsalardı, o çocuğun çatlamış bilyeler gibi damar damar gözlerini gösterirdim. Derinliğini, geldiği o yıkıcı uzaklıktan alan,  aysız gecelerde ışıkları kesik evlerden siyah, bir yağmur öncesinin kasvetli bulanık, baktığı yere hançerler düşüren, avcılar elinde bir ceren ürkekliğinde, söylenmekten vazgeçilmiş …

Yazının devamı için...

Ece Temelkuran – Ağrı’nın Derinliği

Hikâyeleri ayrılınca insanların, etleri de kesilir birbirinden. En keskin bıçaktan bile daha keskin yarar insanları hikâyeler. Bütün yeryüzünde insanlar birbirlerini en çok hikayeler için öldürürler. * Belki de gerçeği bir tek bu toprağı bin yıllardır boydan boya geçen kuşlar biliyor. …

Yazının devamı için...

Seksen Yaşında Öğrendim Müziğin Evrensel Olduğunu

Bana, “sen de kimsin?” der gibi baktığınızı hissediyorum. Ben İsmail`in babannesiyim. Seksen yaşında, parkinson hastası bir kadınım. Sabah yediden gece yarısına kadar, belli saatlerde kullanmam gereken bir çok ilaç var. Alzheimerle karıştırılır hastalığım. Unutkan biri değilim fakat bakışlarım donuk olur …

Yazının devamı için...

Ötekiyim Ben

Kürdüm… Betonlar altında güneşi beklerken umut pırıltılarını arayan… Ekmek ve sudan çok özgürlüğe ihtiyaç duyan… Tanrının unutuşlarına dahi direnip Simurg gibi kendini küllerinden var eden… Memleketi uzaklarda bırakılmış bir mülteciyim, denizlerin dibindeyim. Umut yok burada, sadece soğuk var, nefes alamıyorum. …

Yazının devamı için...

Kadının Yaşam Olduğunu Anlamak

Beynine gereğinden fazla ataerkil düşünce yüklenip, karanlık odalarda şişirilmiş ataerkilliğini kendi elliyle söndürmüş, zarı patlamış zihinlerin günah keçisi olarak kadın bedenini tanımlamak; hastalıklı beyinleri değilse de kadın bedeninin masumiyetini ortaya çıkarmak için gereklidir. İster kadın ister erkek olsun insan düşünceleri …

Yazının devamı için...