Anasayfa / Arka Bahçemiz (page 31)

Arka Bahçemiz

Şükrü Erbaş – Maymuncuk

Hüznün rengini sorsalardı, o çocuğun çatlamış bilyeler gibi damar damar gözlerini gösterirdim. Derinliğini, geldiği o yıkıcı uzaklıktan alan,  aysız gecelerde ışıkları kesik evlerden siyah, bir yağmur öncesinin kasvetli bulanık, baktığı yere hançerler düşüren, avcılar elinde bir ceren ürkekliğinde, söylenmekten vazgeçilmiş …

Yazının devamı için...

Ece Temelkuran – Ağrı’nın Derinliği

Hikâyeleri ayrılınca insanların, etleri de kesilir birbirinden. En keskin bıçaktan bile daha keskin yarar insanları hikâyeler. Bütün yeryüzünde insanlar birbirlerini en çok hikayeler için öldürürler. * Belki de gerçeği bir tek bu toprağı bin yıllardır boydan boya geçen kuşlar biliyor. …

Yazının devamı için...

Seksen Yaşında Öğrendim Müziğin Evrensel Olduğunu

Bana, “sen de kimsin?” der gibi baktığınızı hissediyorum. Ben İsmail`in babannesiyim. Seksen yaşında, parkinson hastası bir kadınım. Sabah yediden gece yarısına kadar, belli saatlerde kullanmam gereken bir çok ilaç var. Alzheimerle karıştırılır hastalığım. Unutkan biri değilim fakat bakışlarım donuk olur …

Yazının devamı için...

Ötekiyim Ben

Kürdüm… Betonlar altında güneşi beklerken umut pırıltılarını arayan… Ekmek ve sudan çok özgürlüğe ihtiyaç duyan… Tanrının unutuşlarına dahi direnip Simurg gibi kendini küllerinden var eden… Memleketi uzaklarda bırakılmış bir mülteciyim, denizlerin dibindeyim. Umut yok burada, sadece soğuk var, nefes alamıyorum. …

Yazının devamı için...

Kadının Yaşam Olduğunu Anlamak

Beynine gereğinden fazla ataerkil düşünce yüklenip, karanlık odalarda şişirilmiş ataerkilliğini kendi elliyle söndürmüş, zarı patlamış zihinlerin günah keçisi olarak kadın bedenini tanımlamak; hastalıklı beyinleri değilse de kadın bedeninin masumiyetini ortaya çıkarmak için gereklidir. İster kadın ister erkek olsun insan düşünceleri …

Yazının devamı için...

Aşk yeniden icat edilmelidir…

Artık kurtarılması gereken ve her gün daha fazla eriyip giden bir aşk hepimizin gözleri önünde durmaktadır. O nedenle her mücadelenin bir parçası biraz da aşk olmalıdır. O nedenle aşkla mücadele, aşk için mücadele zorunludur. Peki, ne zamana dek? Ne demişti …

Yazının devamı için...

Adımı Unuttum Bana Tanya Deyiniz

Merhaba… Adımı unuttum, bana Tanya deyiniz…  Kendimden bahsetmek istiyorum size. Küçük bir hikayem var benim en çok da  reçel kavanozlarının arasında geçen. Reçel yapmak mutlu ediyor beni. Çilek, vişne, portakal, incir… Her mevsim başka reçeller yapıyorum ve reçel yaparken ya …

Yazının devamı için...

Henüz Geç Değil

​​​​Henüz Geç Değil ​ ​“Ruanda Soykırımı, Ruanda’da 1994 yılında yaklaşık yüz gün içinde 800.000 Tutsi ve ılımlı Hutu’nun, aşırı uç Hutular (Interahamwe) tarafından öldürülmesi olayıdır.” “Bizi palalarla parçalayan insanlar komşularımızdı, bizi tanıyan insanlardı.” Katliamdan sağ çıkan birinin sözleri… “Çocukluğumda Tutsilerle …

Yazının devamı için...

Savaşın Çocukları

Onlar savaşın çocukları…Filistinli, Iraklı, Kürt, Arap, Afrikalı, siyah, beyaz…Hangi dinden, ırktan, milletten oldukları hiç önemli değil; onların tek bir dini ve ırkı var: Çocuk! Hepsi aynı gökyüzünü paylaşıyorlar, bir avuç toprağı paylaşamayanların dünyasında…Barışa, umuda, güneşe hasret… Yangın yerine dönüşmüş şu …

Yazının devamı için...

Ben Hanım Hanımcık Olmayan Bir Kadınım Bayım

Bazı kadınlar serseridir bayım; iyi küfreden, yiğitçe seven, delikanlıca kederlenendir bazı kadınlar. Yiğitlik de, delikanlılık da böyle kadınlara yaraşır asıl, siz erkeklere değil! Bir bak yüzüme şimdi; paranı, statünü yapmacıklığını al ve defol buradan! Bazı kadınların mevsimi kıştır bayım; kedim …

Yazının devamı için...