Anasayfa / Arka Bahçemiz (page 94)

Arka Bahçemiz

Merhaba, İntihar Edelim mi?

Merhaba. 27 yaşındayım… Evde oturmayayım diye 5 yaşında anaokuluna başladım. Evde oyun oynasam ya da doya doya televizyon izlesem ya da en güzeli sabahtan akşama kadar mahallede koştursam da olurdu ama anaokulu diye bir kurum vardı ve ailem oraya yolladı …

Yazının devamı için...

Erdal Eren İdam Edildiğinde 17 Yaşındaydı

erdal-eren

Erdal idam edilmeden 16 saat önce kendisini ziyaret eden gazeteciler Savaş Ay ve Emin Çölaşan’a, “avukatıyla görüştürülmediğini, 18 yaşının altında olmasına rağmen idam edilmek istendiğini, yaşının 18’den küçük olduğunu tespit edecek olan kemik testi yapılması talebinin kabul edilmediğini, vurduğu söylenen jandarma erine çok uzaktan …

Yazının devamı için...

Toplumsal Hissizleşmeye İlaç Olarak Kalem Efendiliği

Duyarsızlaşma bir insanın içine düşebileceği en vahim ve geri dönülmesi zor durumlardan biridir. Duyarsızlık derken aslında hissizleşmeyi, çevresel etkenleri artık umursamaz noktaya gelmeyi kastediyorum. Her insanın içinde doğal olarak var olan merak kaybolur, şaşırma azalır ve unutkanlık yaşamın bir parçası …

Yazının devamı için...

Sesimi Arıyorum

Bir ses arıyorum Yeni bir şiire başlamak için Bir doğum çığlığı gibi kaçınılmaz Çocuğun ilk ağlayışınca güzel  Bir ses. Çünkü yüreklerimiz Acılarla şişe şişe nasırlaştı Kızgın demirlere değen ellerimiz Su toplayıp kabarır, nasırlaşır Ateşe ve demire dayanır Yüreklerimiz acıyla dövüle …

Yazının devamı için...

Ağaçlar, Annelere Benzer

Üreme, canlılık ve kendini yenileme özelliklerinden olsa gerek, ağaçlar en çok kadınlara benzer. Bitki araştırmacısı Yazar Hasan Torlak’ın,  Yolculuk Dergisi’nde yayınlanan yazısı…   Hititlerin Alıç ağacıyla kurdukları ilişkinin bir benzerini, Likyalılar’ın da Sedir ağacıyla kurdukları söylenir. Kuşkusuz bu ilişkide sedir …

Yazının devamı için...

Ada – Kapitalizm ve İnsan

Ulus devletler ve orduları, din, şirketler, medya, eğlence ve tüketim kültürü, özünden uzaklaşmış bilimsel araştırmalar, çevre sorunları, atıklar, kaynakları sonuna kadar tüketmek ve nihayet insanın kendisi gibi biri tarafından kurtarılışı. Buna kurtuluş dersek tabii… Dünyalılar

Yazının devamı için...

Her Gidiş Biraz Daha Ölümdür

Neden aşk diye sarıldıklarımız parça parça dökülüyor? Neden uğruna ölebileceğimizi düşündüklerimiz gün geliyor ellerimizden kayıp gidiyor? Neden daha dün bir dakika bile aklımızdan çıkmayanlar ertesi gün “unutulanlar” kısmına kolayca ayrılıveriyor? Neden bohçasından yeni çıkarılan bir aşk, henüz kente akşam çökmeden …

Yazının devamı için...

Gitmek Boy Vermektir Yollarda

“Kendi gününün şafağında, seçilmiş ve sevilen insan Al Mustafa, tam on iki yıl boyunca Orphales şehrinde, gemisinin geri dönüp kendisini doğduğu adaya götürmesini bekledi.” Böyle başlar Halil Cibran o müthiş etkileyici kitabı Ermiş’e. Al Mustafa’nın kopup gitmekle kalmak arasında ki …

Yazının devamı için...

Ağır Ölüm

  Ağır ağır ölür alışkanlığının kölesi olanlar, her gün aynı yoldan yürüyenler, yürüyüş biçimini hiç değiştirmeyenler, giysilerinin rengini değiştirmeye yeltenmeyenler, tanımadıklarıyla konuşmayanlar. Ağır ağır ölür tutkudan ve duygulanımdan kaçanlar, beyaz üzerinde siyahı tercih edenler, gözleri ışıldatan ve esnemeyi gülümseyişe çeviren …

Yazının devamı için...

Türkiye Kimseyi Sevmiyor

Türkiye nasıl oluyor da her türlü bireysel özgürlüğü askıya alabilen, toplumu açıkça kendi tasavvuruna göre şekillendirmeye çalışan bir lidere teslim oluyor. 90 yıl TC’nin baskılarıyla sindirilen muhafazakarların Erdoğan’ı desteklemeye devam etmesi sadece çoğunluğun intikam hissiyle mi açıklanabilir. Devletten çok çekmiş muhafazakarlar …

Yazının devamı için...