Başka Dünya

Noel Ateşkesi: Askerler Dünya Barışını İlan Ederse

1914 yılının Noel arifesinde (24–25 Aralık 1914), Birinci Dünya Savaşı’nın Batı Cephesindeki rutubetli, çamurlu siperlerde dikkate değer bir şey oldu. Savaş halindeki Alman ve İngiliz askerleri, kazdıkları karşılıklı siperlerde kendi iradeleriyle bir ateşkes ilan ederek, üstlerine meydan okudu. Noel Ateşkesi (Christmas Truce) olarak bilinen bu olay, insanların kendi kaderlerini belirleyecek güce sahip olabildiğinin önemli bir kanıtıdır.

Aradan bir asır geçmiş olsa bile, hiçbir savaş I. Dünya Savaşı’ndan daha korkunç olamaz. 25 milyondan fazla insanın öldüğü ya da sakat kaldığı, dünyanın en güçlü ulus devletlerinin dünyayı paylaşmak adına giriştikleri, emperyalist bir savaştı bu. Ancak yine de bu savaşta bile umut dolu bir an vardı.

Noel arifesinde, bazı düşük rütbeli İngiliz subayları, adamlarına ateş açılmadıkça ateş etmemelerini emretmeye başlamıştı. Bu politika “yaşa ve yaşat” olarak bilinir hale geldi. Bu subayların kararları elbette yukarıdan herhangi bir izne tabi değildi. Ancak bu belirsiz ateşkes yavaş yavaş uygulanmaya başladı.

Garip bir şeylerin olduğunun ilk işaretleri Noel arifesinde meydana geldi. 20:30’da bir subay karargaha şunları bildirdi: “Almanlar siperlerini aydınlattı, şarkılar söylüyor ve bize Mutlu Noeller diliyor. Sonrasında hat boyunca, iki taraf birbirlerine şarkılarla serenat yapmaya başladı. Alman aksanıyla “Merry Christmas” diye bağıran askerlerin sesini, İskoç aksanıyla “Frohe Weinnachten” diye seslenen diğerlerininki izledi. Karşılıklı siperler o kadar yakındı ki, sözler rahatça duyulabiliyordu.

Avrupa ülkeleri 1914 yazında coşkuyla ve o yılın Noel’ine (25 Aralık) kadar savaşın biteceği inancıyla savaşa gittiler. Ancak sadece birkaç ay içinde, şiddetli çatışmalarda yüz binlerce asker ölmüştü. Noel arifesinde herkesin aklında ailelerinin yanında olmak vardı.

Noel günü sabaha karşı, Alman askerleri kötü niyetleri olmadığını göstermek için kollarını sallayarak siperlerinden çıktılar. Silah taşımadıkları anlaşıldığında, İngiliz askerleri kısa süre sonra onlara katıldı. Askerler, hâlâ biraz tedirgin, ama gülümseyerek, henüz kimseye ait olmayan bölgede, savaş alanının ortasında buluştular.

El sıkıştılar ve birbirlerine evdeki sevdiklerinin resimlerini gösterdiler. Birbirlerine sigara, şekerlemeler, ceket düğmeleri gibi küçük hediyeler verdiler. Ortaklıklarını hemen fark ettiler ve bu hoşlarına gitti. Hepsinin aileleri ya fabrika işçisi, ya ev emekçisi, kısaca sıradan insanlardı. Bu da onları birbirlerine bağladı. Almanca konuşan nispeten az sayıda İngiliz askeri varken, birçok Alman savaştan önce İngiltere’de çalışmıştı ve bu deneyim iki grup arasındaki iletişimi kolaylaştırdı.

Birinci Dünya Savaşı sırasında bir siperde Noel’i kutlayan Alman askerleri.

Çatışmadaki duraklama evrensel olarak gözlemlenmedi ve her iki taraftaki komutanlar tarafından onaylanmadı. Ancak , İngiliz Seferi Kuvvetleri tarafından kontrol edilen 48 km’lik cephenin yaklaşık üçte ikisi boyunca, silahlar kısa bir süre için sessiz kaldı. Bu durumu destekleyen kadar “rahatsız” olan askerler de mevcuttu elbette. Yaşanan hadiseleri genel komutanlıklarına telgraf çekerek bildirdiler. Bu askerlerden birisi  Adolf Hitler’di. Bu ihbarlar durumda bir değişiklik yaratmadı, savaşın ilk ve son ateşkesi “üst komuta” emri olmaksızın askerlerin kendi arasında yönetenlere karşı adeta bir tepkisi olarak devam etti.

Noel ateşkesi ile ilgili en çok bilinen ve tartışılan konu iki tarafın aralarında maç yapıp yapmadığı olmuştur. Sonuçta böyle bir olayın gerçekleşmiş olabileceğini mektuplardan ve savaş sonrasındaki anlatılardan biliyoruz. Savaş ortamında belki bir maç yapamamış olabilirler. Ancak bir grup erkeğin bir araya geldiğinde buldukları herhangi bir şeyi tekmeleyerek oyun oynamaları olasıdır.

Noel’i takip eden günlerde, bazı bölgelerde ateşkes Yeni Yıl sonrasına kadar devam etmesine rağmen, şiddet Batı Cephesi’ne geri döndü. Ertesi günün sonunda 100’den fazla asker hayatını kaybetmişti. Subaylar çatışma emrini vermişti. İngiliz ve Alman generaller, adamları arasında daha fazla kardeşlik olayını önlemek için hızla adımlar attılar.

Yine de, Noel Ateşkesi olaylarıyla bağlantılı askeri mahkemeler veya cezalar olmadı. Komutanlar muhtemelen böyle bir hareketin siperlerdeki moral üzerinde yaratacağı feci etkiyi fark etmişlerdi. Savaş yeniden başlamıştı ve Kasım 1918’deki genel ateşkese kadar başka bir ateşkes olmayacaktı. 1914 Noelini birlikte kutlayan binlerce kişiden belki de çoğuna yakın bir kısmı, barışın geri döndüğünü görecek kadar yaşayamayacaktı. Ancak hayatta kalanlar için ateşkes asla unutulmayacak bir şeydi.

Bu konuyu işleyen “Ateşkes – Joyeux Noël” adlı filmi yüreğinde barış özlemi taşıyan herkesin izlemesini öneririz.

Sibel Çağlar

Kaynaklar ve ileri okumalar:

Dünyalılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu