Anasayfa / Kültür-Sanat (page 10)

Kültür-Sanat

Didem Madak’tan bize kalan kadın Ah’ları

“Kadın pembeyi almıştır çünkü pembe, evdir. Eve hapsolan kadın pembe hayaller kurmaya mahkûmdur. Erkek maviyi almıştır. Mavi,  gökyüzüdür, dışarısıdır, yaşamdır.” Toplumsal cinsiyet rollerinin tarihsel süreç içerisindeki değişimi insanın teknolojik anlamdaki “ilerlemesiyle de” ilgilidir. Sabanın icadıyla ortaya çıkan süreç erkek gücünün ön plana …

Yazının devamı için...

Şimdi Ömrümün Bir Tek Gayesi Var Bir Gün Evvel Sana Kavuşmak

“Doğrusu, dünyada rahat yaşamak için aptal olmak lazım. Fakat aptal olmaktansa biraz daha rahatsız yaşamak daha iyidir bence… Bilmem sen ne dersin…” Bir ömrü mücadeleyle geçirmek ne zor iştir. Hele ki bu mücadele; işine, aşına, sevdana her şeye yansımışsa. Hayatını …

Yazının devamı için...

İki Milyon

  İki milyon E. Anar’a I eflatun izler bırakıyor çocuklar bardaklara kötü masalara ve şaşıran hayrete boş kibrit kutularına ve sürekli bozulan bir çakmağa gülüyoruz ahmet’in beresi uzak bir dostun yıldızsız gecesi gibi bakıyor bize ve bu kaçıncı otelse biz …

Yazının devamı için...

Yalnızlık ve yabancılaşmanın ressamı: Edward Hopper

Edward Hopper’ın, resimleri bir film karesini andırır. Hemen köşebaşındaki restoranda tek başına kahve içen bir insanı görūrsūnūz onun resimlerinde. Size çok tanıdık gelir bu kareler, gūnūmūzū de iyi anlatan film kareleridir bu resimler. Bir anın, gūndelik sıradan bir olayın anlatıldıǧı resimlerdir. …

Yazının devamı için...

Kayıp eşya bürosu ve ötesi

Yazının başlığı Masaru Nagai’nin 30 Ekim tarihinden 19 Kasım’a kadar Shinjuku Epson Imaging Gallery’de (epSITE) gösterimdeki sergisinden alınma. Bu ağır ve kasvetli Cumartesi yolum düştü görmeye gittim. Masaru Nagai bir fotoğrafçı. Yıllar boyu değişik yer ve zamanlarda oradan buradan çoğunluğu …

Yazının devamı için...

Bizim Meşhur Mutsuzluğumuz

“Ama alıştık işte. Alıştın. Alıştım. Keder, günlük rutinin en has parçası.” Haklı bir ün bu. Uğruna az çile çekilmedi. Ama alıştık işte. Alıştın. Alıştım. Keder, günlük rutinin en has parçası. Radyoda rastgele “Benim olsun” diye dilediğin sıradaki şarkı ille de …

Yazının devamı için...

İnternet’te Sanat Mümkün mü?

İnsanların, sanatçılar da dahil olmak üzere tarihin bazı dönemlerinde “artık sanat mümkün mü” gibisinden sorular sordukları olur. Derken, bütün bu soruların bir “sinirsel çöküşün” etkilerinden ibaret olduğunu gösterecek şekilde, sanat, Rönesans’ta olduğu gibi, Barok’ta olduğu gibi, Modern sanat konusunda olduğu …

Yazının devamı için...

Fyodor Dostoyevski: Sibirya steplerinde yoğrulmuş bir büyük usta

Kuzeyden gelen rüzgârların karları havaya savurduğu jilet gibi soğuk bir kış günü. Tarih, 22 Aralık 1849. St. Petersburg’un Semenov meydanında bellerine kadar soyulmuş, elleri bağlı yirmi kadar siyasi suçlu son nefeslerini solumaktadır. İçlerinden üçü, gözleri bağlı ön saflara getirilir. Askerler …

Yazının devamı için...

Paulo Coelho’nun Tragedyası

Tarihsel olarak birçok yazar ve sanatçı, sanat otoritelerinden acı çekmiş ve çoğu zaman da onlar tarafından dışlanmışlardır. Rönesans döneminde İtalya’da Tintoretto adlı bir ressam, o dönemin en ünlü ressamlarından birisi olan Titien’in atölyesinde çalışmaya başlar. Bir süre sonra Titien, onu …

Yazının devamı için...

Türk Sultanına Mektup Yazan Zaporojya Kazakları

Bu tablo aslında bizim tarihimizi oldukça yakından ilgilendiriyor. Yazıyı okuduktan sonra siz de nedenini anlayacaksınız… Yazı 1676’da Osmanlı Padişahı IV. Mehmet’in Zaporojya Kazaklarına yazdığı söylenen mektuba cevaben Koşovi Ataman İvan Sirko’nın yazdığı düşünülen mektupla ilgilidir. Aşağıdaki tablo 1676 Zuravno Antlaşması’na göre …

Yazının devamı için...