Home / Arka Bahçemiz / Allah’tan rahmet, muhterem ailesi ve sevenlerine…

Allah’tan rahmet, muhterem ailesi ve sevenlerine…

Birileri paralarına para, güçlerine güç, iktidarlarına iktidar katabilmek için zulme sığınacaktı, sığındı. Birileri bu zulme, bu baskıya karşı çıkacaktı, çıktı. Ölünecekti, ölündü. Gençler ve çocuklar toprağa düşecekti, düştü. Yaşanabilir bir dünya için gerekirse kör olacaktı birileri, oldu.

 1549435_715849458436137_1471989354_n

Analar gözyaşlarını dökecekti evlatlarının ardından, döktü. Babaların acıları yürekleri dağlayacaktı, dağladı. Milyonlarca insan sel olup 16 kiloluk bir sandığı binlerce omuzda taşıyacaktı, taşıdı. Çocuğu öldürülmüş bir anne, çocuğu öldürülmüş bir başka annenin koluna girerek ona güç verecekti, verdi. Zulme, haksızlığa, hırsızlığa karşı çıkılıyorsa bedel ödenecekti, ödendi. Ölmenin, ölebilmenin, bedenini ölüme yatırabilmenin, bedenini zulme inat zalimlerin önüne serebilmenin gücü ve cesareti yeniden gösterilecekti, gösterildi. Halk birbirine düşürülüp cenazeler ölümler yarıştırılacak, iktidar en iyi bildiği işi yapıp insanları birbirine katlettirmeye çalışacaktı, çalıştı.

Bazıları bir çocuğun ölümüne bile sevinecekti, sevindi. Bazıları miting alanlarında kendi ülkesinin çocuklarından nefret ederken başka ülke çocuklarının ölü bedenleriyle prim toplamaya çalışacaktı, çalıştı. Egemen Bağış bu gösteriye katılanlara nekrofil (ölü sevici) diyecekti, dedi. Ekmek ve çocuk gibi dünyanın en kutsal kavramları yan yana gelmiş olsa da Akit bu ölüme ne kadar sevindiğini manşetten vererek yine basitleşecekti, basitleşti. Bülent Arınç ağlar gibi konuşup hem de çok konuşup hiçbir şey söylemeyecekti, öyle yaptı. Şamil Tayyar oraya buraya saldırıp ortamı sulandırmaya, suyu bulandırmaya çalışacaktı, çalıştı. Birileri küçük bir çocuğun orada ne işi vardı deyip, tecavüzleri, katliamları akladıkları gibi bu cinayeti de aklamaya çalışacaktı, Güldal Akşit çalıştı. Birileri ekmek almaya giden çocuğun eline, cebine, torbasına hayali bombalar yerleştirip medya fahişeliğine devam edecekti, etti.

Bazıları batan bir geminin fareleri olarak korkudan altlarına yapacaklardı, yaptı. Nagehan Alçı korkusundan Berkin’in katilleri bulunmalı diyecekti, dedi. “Kabataş mağduresi” Balçiçek İlter Berkin için bir şeyler yapıp vicdanlara seslenecekti, seslendi. Gezi’de çocuklar öldürülürken, insanlar kör edilirken, sokaklarda işkence edilirken penguen belgeseli veren NTV, iktidarın elinin sırtını sıvazlamaktan vazgeçme ihtimalini görüp 180 derece çark etmeye başlayacaktı, Berkin çocuğun cenaze görüntülerini vererek başladı. Okan Bayülgen ciğeri yanan insanların, hava güzel olduğu için değil, acıları paylaşmak için, onurlu oldukları için, zulm ile abad olanları durdurabilmek için o alanları doldurduğunu anlayacaktı, ama bence o hâlâ anlayamadı.

Bazıları kişiliklerini bulamadığı için söyledikleriyle yaptıkları birbirini hiç tutmayacaktı, tutmadı. İstanbul Valisi bir yandan “Hayata tutunmak için uzun süre mücadele eden Berkin Elvan’ı kaybettik. Allah’tan rahmet, muhterem ailesi ve sevenlerine başsağlığı dilerim” derken diğer taraftan yeni Berkinler arayan polislerini alanlardaki insanların üzerlerine sürecekti, sürdü.

Herkes görevini yaptı. İnsanlar yaşarken tarih yazıladurur. Siz hiçbir şey yapmasanız da tarih sizi bir yere mutlaka not eder. Bazıları bunları yaparak bazılarıysa direnerek yazıldı tarihe. Emekleyerek, aldıkları her nefes gazdan beslenerek, para denilen o aşağılık şeye kul olanların küfürlerine, iftiralarına gülerek, dimdik ayakta kalarak yazıldılar.

Berkin çocuk öldürüldü. Onun ölümüdür bize zulmün dehşetini bir kez daha hatırlatan. Onun ölümüdür bu coğrafyada iktidarı ele alanın deccal kesileceğini bir kez daha suratımıza haykıran. Ama onun ölümüdür bedel ödemeden ayakta durulamayacağını da söyleyen. Bundan yıllar sonra çocuklar gökyüzüne daha umutla bakabilsin diye düştü birileri yine. Ve yıllar sonra şu sözleri duyduğunuzda Berkin de gelecek aklınıza: “Pencereden dışarıya baktığınızda güneşi saklamıyorsa gökyüzü, sizden önce birileri yaşadığınız günlerin bedelini ödediği içindir…” Şimdi de sen umutla git kara gözlü çocuk, bir gün mutlaka buluşacağız nasılsa.

Ali Murat İrat

Dünyalılar

Rastgele Haber

Uçsuz Bucaksız Bir Evren…

Bana sorarsanız uzayı zamanı düşünmek, güneş sistemlerinin fotoğraflarını görmek bile içimi genişletiyor. Bir zerre olmak …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir