• Arianna Savall – “Anima Nostra”
    1972 yılında İsviçre'nin Basel kentinde doğan soprano ve arp sanatçısı Arianna Savall'in annesi babası ve kız kardeşi de müzisyendir.
  • Albert Einstein: Dünyayı Nasıl Görüyorum?
    Aslında herkes dahidir. Ama siz kalkıp bir balığı, ağaca tırmanma yeteneğine göre yargılarsanız, tüm hayatını aptal olduğuna inanarak geçirir.
  • Vücut Dilin Benliğini Şekillendiriyor
    Beden dilimiz, insanlara bizim hakkımızda fikir vermekle kalmıyor, kendimize yönelik duygu ve düşüncelerimizi de etkiliyor. Bedenimiz, zihnimizi değiştirebiliyor.
  • Alışveriş Merkezlerine direnen kadın: Edith Macefield
    Edith Macefield, evini yıkıp, yerine alışveriş merkezi yapmak isteyen firmanın teklif ettiği 1 milyon doları reddetmişti! Yaşlı kadın hayatını kaybetse de, evi "direnişin simgesi" olarak varlığını sürdürüyor!
  • Keşfetmenin Hazzı
    Her şeyimizi borçlu olduğumuz bilime olan saygımızın her geçen gün arttığını görmek dileklerimizle. İyi seyirler.
  • Tarihe Tanıklık Eden Ödüllü Fotoğraflar
    Her yıl Dünya Basın Fotoğraf Vakfı tarafından (The World Press Photo foundation), geleneksel olarak yılın fotoğrafı seçilir. Birçok fotoğrafçı sonundaki ödülü alabilmek için çalışmalarını gönderirler. Bu galeride 1955-2012 yılları arasında birçok sürece tanıklık eden dönemin birincilerini inceleyebilirsiniz
  • Keşfin Yazarı Jules Verne
    "Öngörülerini" sıradan insanın kavrayacağı bir dile indirger ve yine de koşulsuz "hayal edin" der, Jules Verne
  • Dünya Işıkla Güzel…
    Geceler, dünyamızı aydınlatan ışıkla daha da güzel...
  • İlk Dünya Vatandaşı – Sinop’lu Diyojen
    Kendisine nereli olduğunu soranlar "Ben dünya vatandaşıyım"derdi. Yunanca"Kozmopolites" olarak ifade edilen bu sözcük sayesinde dünya yeni bir kavramla ve insan tipi ile tanıştı.
  • “Re-Wilding” yani ‘yeniden vahşileşme’
    Lucas Foglia, dünyanın en gelişmiş ülkelerinden ABD’de medeniyete sırt çevirmiş insanları görüntüledi.
  • Hitler’in Nobel Barış Ödülü Adaylığı
    Nobel Barış Ödüllerinin geçmişindeki bazı adaylara baktığımızda şaşırtıcı isimler karşımıza çıkar. Bunlardan sanıyorum ki en ilgi çekici olanı Adolf Hitler'dir.
  • Kanserleşen Bir Yara: Demokrasi
    Canlılarda kanserleşmiş hücreleri makrofajlar temizler; sosyal yaşamda da bağımsız hukuk düzeni. Her ikisinde de ortaya çıkabilecek zafiyet ve yetersizlik, bünyenin ya da toplumun acı sonunu hazırlar…
  • Düşün…
    Bazıları seyrederken hayatı en önden, kendimi bir sahnede buldum.
  • Esma Redzepova
    Esma Redzepova - 5'i öz 47'si evlatlık 52 çocuk annesi, insani yardım odaklı binlerce konser vermiş, ırkçılığa, etnik ve dinsel ayrımcılığa karşı bir mücadele sürdüren ses bombası, koca yürekli çingeneler kraliçesi...
  • Çılgınlığın Tanımı
    Einstein, bir seferinde, çılgınlığı, “bir hareketi tekrar tekrar, her seferinde öncekilerden farklı sonuç almayı umarak, ısrarla yapmaya devam etmek” olarak tanımlamıştı. Günümüzde uygarlığı yönetmeye çalışanların akıl durumu bu tanıma çok uyuyor.
  • İşletmelerdeki Parmak Okuyucular
    Özel bir okulda uygulanan parmak okuyucu uygulamasına dahil olmamak üzere okula savunma olarak verilmiştir.

Deliliğin Kısa Tarihi

Tarihin neredeyse tamamına delilik hâkimdir. Uzun bir tarih elbette, ancak yer ve zaman mahdut olduğu için bu tarihin belli başlı noktalarından ve öne çıkan birkaç şahsiyetten söz etmekle yetinmek en iyisi.

Benden başka herkes deli olduğu için, beni de deli zannediyorlar!

Hepimiz deliyiz, akıllı taklidi yapmayı bıraktığımız anda tımarhaneye kapatılırız. İnsanlar akıllı taklidi yapmakta ne kadar da usta tanrım. Bense beceriksizliğim bu konuda, daha doğrusu akıllı taklidi yapmaktan bıktım. Normal olmaya çalışmak deli olmaktan daha zor.

Gorilden Al Öğüdü

ÖĞRETMEN ÖĞRENCİLERİNİ ARIYOR. Dünyayı kurtarmak için içten bir arzu duyulması şarttır. Şahsen başvurun.

Medeniyet ve Boş Zaman

"Bu dünyada pek çoğu bir düzey eşyaya tekabül eden ve elde edilmeye değer bulunan pek çok şey sayabiliriz, ama artık uğruna yaşamaya; daha patetik olarak söyleyelim; ölmeye değer ne kaldı acaba? Ne adına ne kadar "şeyi" gözden çıkarabiliyoruz? Kim ne kadar, ne adına nelerden vazgeçebiliyor?"

Özgürlüklerin Otoriteye Teslimi

Toplulukların ve onu oluşturan bireylerin kendilerine tanınan özgürlüklerin yükü altında ezilmesi mümkün mü? Ve aslında hayatın her alanında sürekli olarak aradığımız özgürlüklerden kendi elimizle vazgeçebilir miyiz?

Yeryüzü Halleri

İnsan kadife bir hatıradan başka nedir ki? Geçmiş: üstümüzü her gece onunla örttüğümüz… Uykuların derininde kor yankılarına düşer gibi olduğumuz ve sonra unuttuğumuz.

Kahraman olmayı düşünme; hayatta kalmaya bak!

Davranışları saçma bulunan, genellikle şüpheli bakılan, kendini beğenmiş, gelenekselden uzak, eşitlikçi, özgürlüğüne düşkün, hümanist, geleneksel ilişkileri vazgeçilir gören, çoğu zaman bencil ve sonunda kesinlikle bireyci. Peki günümüz üniversite gençliğinin nasıl düşündüğünü gerçekten biliyor muyuz?

AB ülkelerinde kadın…

AB ülkelerinde anayasal güvenceye alınmış olsa da kadınların eşitlik mücadelesi önemli taleplerden biri: Yaşanacak Dünya...

Sormaktan Herkesin Nefret Ettiği Soru: Ne yapmalı?

Eleştiriyi tükettik, sıra üretici kültüre gelmedi mi artık. Hepimiz iktidara karşı eleştirileri sürdürüyoruz, ama ne yapılmalı sorusuna gelince, herkes orada duruyor, kendi köşesine çekiliyor.

Kadir abinin çılgın projesi: Havaray

Kadir abi biliyoruz seninkiler gibi gösterişli değil ama bizim de bir önerimiz var, naçizane. Biz o rayı havada değil de karada rica etsek? Hem havalıyı yapan, havasızı daha kolay yapmaz mı? Ya da tersten bir denklem kurup da mı sorsak; karada yapamadığını havada nasıl yapacaksın Kadir abi?

30 Mart’tan geriye kalan tek umut: Sivil dayanışma

Yaşadıklarımız, hiç bir şeyin ani devrimlerle mümkün olmadığını, hazım ve dönüşme süreçleriyle ilerleyebileceğimizi gösteriyor. Cemaatin elinden sivil siyaset bayrağını eline alan bu akış, Türkiye’nin geleceğinin tek alternatif aktörü. Henüz kendi kendi küçük ama verdiği ümit büyük.

Zihniyette değişiklik yok

Bazılarına göre seçimlerin kaybedeni Türkiye oldu. Zihniyette değişiklik yok, “Biz kazanamadık onun için ülke kaybetti”, e haliyle oturup karalar bağlamamız gerekiyor.

Çılgın Projeler

Güneş enerjisiyle çalışan, herkesin erişebildiği bir internet… Devletsiz yerleşim birimleri… 10 bin yıl boyunca çalışacak bir saat… Milliyet’ten Patrick Özdemiroğlu, zenginler ve bilimkurgu filmlerinden çıkmış gibi görünen ‘çılgın’ projelerini derledi. Özdemiroğlu’nun “Süper kahraman olma isteği sınıflar ve servetler üstü” diye nitelediği projeler şöyle:

İnsan Çiftliği

Hayvanların ve doğanın insanlar için ve kapitalizm sayesinde insanların da yine daha büyük insanlar için sistem ya da zorbalık aracılığıyla kullanıldığı dünyada, insanların faydalanmadığı nimet alanı pek kalmamış sayılırdı. Hep daha fazlasına ve iyisine ihtiyaç duyan kesim kana ve eziyete alışkındı.

Yazıcıdan Çıkma 3 Boyutlu Heykeller

Japon yaratıcı takımı Party‘nin hayata geçirdiği Omote 3D Shashinkan projesi, ürettiği üç boyutlu heykelciklerle fotoğraf kabini teknolojisine üçüncü boyutu getiriyor.

Türkiye Cumhuriyetinin Tuzağa Düşürüldüğü Dönem

Türkiye, Marshall yardımı ile 180 milyon dolar alacağını; ancak bundan böyle bu yardımı denetlemek için hiçbir izin almadan gizli istihbarat elemanlarının, denetçilerinin, siyasi gözlemcilerin her yere girip çıkabileceklerini kabul ettirmiştir.

Ukrayna’da Açlığın Tanımı: Holodomor…

Holodomor... Ukrayna dilinde "açlıkla ölmek" anlamına geliyor ve Ukrayna'nın soykırım olarak saydığı büyük bir olay...

Tarihteki İlk Feminist: Lilith

İnsanlığın öyküsü Âdem ve Havva ile başlıyor, öyle mi? Eski bir Yahudi efsanesine göre, bu öykü Âdem'le Havva'dan öncesine uzanıyor. Yani Âdem'in ilk eşi Havva değil, Lilith adında bir kadındır. Ama, tarih boyunca gizlice aramızda dolaşıp, her kadın-erkek tartışmasında kendini gösterse de onu çok az tanıyoruz.

Çöpten Dünya

Birey olarak olabildiğince çöp yaratmadan bilinçli tüketimi geliştirmemiz gerekiyor. Örneğin alış-verişte file ve kese kâğıdı gibi eski yöntemleri kullanmakla beraber naylon poşet ve ambalajları hayatımızdan çıkaralım.

Büyümenin yıkıcı-yaratıcı yüzü: İnşaat sektörü

İktidar ısrarla inşaat sektörüne yöneliyor, çılgın sürelerde tamamlanma talimatı verilen çılgın projeler, kentsel dönüşüm projeleri, yollar, tüneller... Hem oy ve hem de rant için en kestirme yolun bu olduğunu gayet iyi biliyor, doğanın ve sosyal yaşamın yıkımını, işçi ölümlerini umursamıyor.

Nehirler kuruyunca mühendisler beton döker

İnsan hava, su ve toprak olmadan bu gezegende nasıl var olmaya devam edecek? Ya da insan yoksa batsın bu gezegen mi diyeceğiz?

Oku Kelimesinin Kökenine Yolculuk

Okuyup üflemek, canına okumak, gözlerinden okunmak, türkü okumak... Oku kelimesinin hangi kökten geldiğini biliyor musunuz?

Tuva Türkleri ve Kadim Türk Müziği “Khömey”

Tuva...Kadim Türk topluluklarının anayurdu, Türklerin yeniden doğuşunu anlatan Ergenekon destanının anavatanı...

Rus usulü aşk: Galina ve Rostropowitsch

Sanatçı olarak dünya onları kucaklasa da bir daha ülkelerini göremeyecek olmanın acısını içlerinde hissettiler hep ve üzüntülerini birbirlerine duydukları teselli ettiler yıllarca...

Türkiye’nin özür borçlu olduğu bir bilim adamı: Feza Gürsey

!3 Nisan, Feza Gürsey'in 22'nci ölüm yıldönümüydü. Gürsey 20'nci yüzyılın en önemli bilim insanlarından biri, Türkiye'nin seviyesi ve ihtiyaçlarının üzerinde çalışmalara imza atmış bir bilim adamıydı...

Atom Bombası, Soğuk Savaş ve Bilimde Kadınlar

Bilim, idealize edildiği gibi kendisine hayatını adayanlara, ve özellikle kadınlara iyi niyetle, romantik bir şekilde bilgiye ulaşma, ya da dünyayı kurtarma kapısı açmıyor; hakeza bu hevesi cezalandırırmışcasına hayatın diğer acımasız taraflarından hiç de geri kalmayacak şekilde türlü engellerle kendisini gösteriyor.

Giderek Antisosyalleşiyoruz

İnternet piyasasındaki çoğu uygulama insanları sosyalleştirmeyi, iletişim kurmalarını hedefliyor. Öte yanda ise insanları yalnızlaştıran ve asosyalleştiren bir akım yükseliyor.

Çılgınlığın Tanımı

Einstein, bir seferinde, çılgınlığı, “bir hareketi tekrar tekrar, her seferinde öncekilerden farklı sonuç almayı umarak, ısrarla yapmaya devam etmek” olarak tanımlamıştı. Günümüzde uygarlığı yönetmeye çalışanların akıl durumu bu tanıma çok uyuyor.

Ülkemizin kanayan yarası: Facebook’ta yer bildirimi!

Hayatımız artık sosyal medya. Vahşi Batının silahşörleri misali sosyal medyada attığını vurmaya çalışan narsist kişilere dönüştük. Çünkü sosyal medya ancak bu kişilikleri ödüllendiriyor. Kendimizi canlı yayınlamak her gün en önemli gündem konumuz. Peki gerçekten sosyal medyayı anlayabildik mi?

Buen vivir (iyi yaşam)

İstanbul’a gelen Ekvador Mutluluk Bakanı Zurita, amaçlarının Mevlânâ’nın felsefesinde olduğu gibi, “Egodan arınıp hayatın bilincine varmış bir nesil yetiştirmek” olduğunu söyledi. Zurita’ya göre devletin asli görevi vatandaşlarının mutluluğu olmalı.

Curling Oynamaya Var mısınız?

Çoğumuzun belki de ilk kez Eurosport’ta gördüğü, buzun üstünde süpürgelerle oynanan ve tam olarak amacı anlaşılamayan ve bir kış sporu olan curling, izleyerek öğrenemeyeceğiniz bir spordur.

Herşeyin Para Olmadığı Zamanın Futbolcularıydı Onlar

Her şeyin para olmadığı zamanların futbolcularıydı onlar, sözün değerli olduğu, rakibe saygılı, hakemle didişmeyen, seyirciyi tahrik etmeyen oyunculardı.

Kırık Boyunla Maçı Tamamlayan Efsane Kaleci; Bert Trautmann

Bert Trautmann, sıradışı hayat hikayesiyle Manchester City'nin efsanesi ve dünya futbolunun unutulmaz futbolcularından biri olmuştur.

Öğretim Sistemi ve Cehaletin Gerçek Kaynakları-I

Öğretim adı altında sorgulama yeteneğini, eleştirelliği, hevesi, merakı, yaratıcılığı, olaylara başkalarının açısından bakmayı, daha doğrusu olaylara farklı yöntemlerle bakma becerisini kaybediyoruz.

Dünyanın en şaşırtıcı eğitim sistemi: Finlandiya

Düşük maliyetler, kısa okul saatleri, ile yüksek akademik başarıyı; bireyselliğe, bağımsızlığa önem veren, öğrencilerine kendi eğitim programını kendi düzenleme sorumluğunu yükleyen eğitim anlayışıyla bol boş zamanı, eğlenerek öğrenmeyi birleştiren Fin eğitim sistemi hala eğitimin rüya ülkesi olmaya devam ediyor.

İnsan Yavrularının Ahlaki Eğitimi

Hayatı boyunca insanları tipine göre ayıran, hiyerarşi düşkünü, dünyaya iyiler (örneğin Türkler) ve kötüler (örneğin Ermeniler) gözlüğüyle bakan, yani dünyayı kötü çocuk kitaplarının yorumladığı gibi yorumlayan bir toplum çıkıyor karşımıza. En basit zalimlikler çocuk kitapları gibi zararsız görünen araçlarla nesilden nesile aktarılıyor.

Gündeme ve çok daha fazlasına ilişkin zengin haber içeriğimize ulaşmak için facebook topluluk sayfamızı beğeniniz

Powered By | Dünyalılar