Home / Arka Bahçemiz

Arka Bahçemiz

EVRENE SAYGILI BİR BAKIŞ: FELSEFE

felsefe

EVRENE SAYGILI BİR BAKIŞ: FELSEFE Politikacılar, onların danışmanları, yazarlar, çizerler birkaç sakız ettikleri cümleyle anlatırken dertlerini ve çıkmaz çözümlerde debelenirken bizler, insan aklının en bütünleyici görüntüsü yani felsefe kimsenin aklına gelmez. Düşüncemizi bir filozofa dayandırarak temellendirmez ya da çözüme tarihsel …

Yazının devamı için...

Uçsuz Bucaksız Bir Evren…

Bana sorarsanız uzayı zamanı düşünmek, güneş sistemlerinin fotoğraflarını görmek bile içimi genişletiyor. Bir zerre olmak fikri de hüzünlü biçimde iyi geliyor. Evet ürettiklerim de benim gibi bir gün gelip yok olacak. Ve ben buna rağmen üreteceğim. İnsanın tanıdığı evren büyüdükçe …

Yazının devamı için...

NİETSZCHE/ Çözümün Odağındaki Üst İnsan

Trajik insan “Yıldırımın gelişini haber veren şimşek” olmak durumundadır. Büyük öğle yıldırımın düştüğü andır. İnsanın özüne ait olan tüm içgüdülerin, tarih öncesindeki gibi efendi olduğu zamandır. İnsan, bu ana kadar yıldırımın düşeceği yüksekliğe erişmelidir. Şimşeğin duyulduğu her yerde yaratıcı insan …

Yazının devamı için...

Zengin yaşlı beyaz erkekler…

Deleuze’ün dediği gibi: “Otoyollar yaparak insanları bir yere kapatmıyorsunuz, ama denetim yollarını çoğaltıyorsunuz. Bununla otoyolların tek amacı budur demiyorum, insanlar otoyollarda sonsuza kadar “serbestçe” dolaşırlarken kapatılmış olmuyorlar, ama kusursuz şekilde denetleniyorlar. İşte geleceğimiz budur.” Kapitalizmin insanlığa gösterdiği ve hatta öğrettiği …

Yazının devamı için...

Kriz Değil, Çöküş…

capitalism-crash-kriz_kapitalizm

Kriz değil, çöküş… Fikret Başkaya Kapitalizm, İkinci emperyalist savaşın (1939-1945] ardından yaklaşık 30 yıl sürecek bir yükselme dönemine girdi. Kâr oranları, verimlilik ve üretimde önemli artışlar kaydedildi. Bu döneme Fransız iktisatçıları “şanlı otuzlar” diyecekti… Fakat balayı uzun süremezdi, zira krizler …

Yazının devamı için...

Sıkışma

Filmlerde sık sık karşılaştığımız sahnelerdendir. Birey umutsuzdur, bugüne ve geleceğe inanmamaktadır. Dünde yaşamakta, onun etkisinden bir türlü kurtulamamaktadır. Dünü, işe çoğunlukla bir kâbustan ibarettir. Sadece geçmişteki mutlu anlarını hatırlamaya çalışır; ancak öylesine azdır ki bunlar. Ve kendine güveni kaybolmuştur. İçinde …

Yazının devamı için...

Ezidiler, ah o güzel insanlar

Ezidiler’in kutsal mekanı Laleş’e giderken rehberimiz bize çok kolay bir yol tarifi yapmıştı. Bize neresi yeşilse oraya gitmemizi söylemişti. Henüz bu topraklarda barıştan söz ediliyordu. Gerçi “hiçbir devlet nihai barış yapmaz ama zorunlu kalmıştır” diye düşündüğümüz zamanlar oluyordu. Madem devletler …

Yazının devamı için...

‘Cüppeli Ahmet Hoca’ bir istisna mı?

15 temmuz ismailağa

‘Cüppeli Ahmet Hoca’ bir istisna mı?  Fikret Başkaya ” İşçi çıkarılınca kıdem tazminatı almak caiz midir? şeklindeki soru üzerine, Ahmet Mehmet Ünlü, “Caiz değil. Çünkü, kıdem tazminatı hakkı değil, maaşını almış. Kendi çıksa alamıyor, adam çıkarırsa alıyor. Hakkı olsa kendi …

Yazının devamı için...

Unutmak ihanettir!

“aynı gökyüzü aynı keder değişen bir şey yok ki gidip yağmurlara durayım. söylenmemiş sahipsiz bir şarkıyım” Behçet Aysan Neyi unutmak, kime ihanettir? Her yaşantı yol açtığı duygularla beraber zamanda yolculuğuna başladığında bir anıya dönüşümü de başlar. Unuttuğumuzu sandığımız, belleğimizin sandığına …

Yazının devamı için...

Dindar Ama Ahlaksız Olmanın Kodları

Dindar bir insan nasıl ahlaksız olabilir? Allah’a ve ahiret gününe inanmaya devam ettiği halde nasıl yalan söyleyebilir, öldürebilir, çalabilir? Din esasen ahlakın olgunlaşması için verimli bir zemin sunar. Tek, aşkın, ve mutlak bir varlığın her an gözetimi altında olduğunu bilen …

Yazının devamı için...