Home / Güncel / Kim, Neden Çatışıyor?

Kim, Neden Çatışıyor?

2013, bir önceki yıldan miras kalan çatışmaların derinleştiği yıl oldu. 4 kıtada, onlarca bölgede yaşanan çatışmaların ekseriyeti ekonomik çıkarlara dayanıyor. Çoğunda da Batılı büyük güçlerin dahli söz konusu. Özellikle Ortadoğu’daki örtülü, vekil savaşlar Arap Baharı etkisiyle gün yüzüne çıktı. Maalesef 2013, yaşanan tarihî kırılmalarla değil, bu sırada yaşanan kitlesel ölümlerle hatırlanacak!

01 – Guatemala: 1954 yılında ABD destekli darbeyle rayından çıkan ülke aradan geçen son yarım asırda düzlüğe çıkamadı. Darbe sonrası ortaya çıkan sokak çeteleri yol açtıkları terörle geçen 40 yılda 100 binden fazla sivilin yaşamına kaybetmesine yol açtı. İç istikrarın sağlanamadığı Orta Amerika ülkesi, kıtanın uyuşturucu ve kaçak silah merkezi konumunda.

02 – Falkland Adaları: Güney Atlantik’te zengin petrol rezervleriyle öne çıkan Falkland Adaları üzerindeki nüfuz rekabeti yeniden alevlendi. 1982’de adaya sahip olmak için savaşan İngiltere ile Arjantin, İngilizlerin ada kıyılarında petrol aramak istemesiyle ikinci kez savaşın eşiğine geldi. Gerilim düşük yoğunlukta hâlâ sürüyor.

03 – İspanya – Bask: Tarihe ‘Avrupa’nın en uzun savaşı’ olarak geçen İspanya-Bask iç çatışması tam 50 yıl sürdü. 1959 yılında bağımsız Bask devleti için silahlı mücadeleye başlayan ETA, 2011’de silah bırakma kararı alsa da daha marjinal gruplarla soğuk gerilim sürüyor. 1968-2011 arasında yaşanan terör olaylarında yaklaşık 900 kişi hayatını kaybetti.

04 – Mali: Mart 2012’de ordunun yönetime el koymasıyla başlayan kırılma halen sürüyor. Darbeyi fırsat bilen Kuzey’deki radikal unsurların bağımsız devlet hedefiyle soyundukları dış destekli mücadele ülkeyi çökertti. Fransızların askerî müdahalesiyle başkent Bamako’da kısmî istikrar sağlansa da yeraltına çekilen dış destekli radikal gruplar faaliyetlerini sürdürüyor. Yaşanan olaylar dış güçlerin Mali’nin zengin altın ve uranyum rezervlerini ele geçirme hamleleri olarak yorumlanıyor.

05 – Kıbrıs:  1983’ten bu yana Kuzey-Güney Kıbrıs olarak ikiye ayrılan adadaki siyasî gerilim hâlâ sürüyor. 2004’te Kıbrıslı Rumların tek taraflı olarak Avrupa Birliği’ne (AB) alınmaları Akdeniz’deki meseleyi Avrupa’ya taşıdı. Adanın yeninden birleşmesine dönük BM çözüm önerilerine destek vermeyen Rumlar, Rusya’nın da desteğiyle silahlanıp, gerilimi tırmandırma peşinde.

06 – Tunus: 2011’de Arap Baharı’nın etkisiyle başlayan halk isyanı, ülkeyi 23 yıl demir yumrukla yöneten diktatör Zeynel Abidin Bin Ali’nin yurtdışına kaçışıyla sonuçlandı. Seçimlerin ardından kurulan koalisyon hükümeti vaat ettiği ekonomik ve sosyal reformları hayata geçiremediği için eski rejim destekçileri ile fakir halk sokak gösterilerine başladı. Muhafazakâr Nahda Hareketi’nin liderliğindeki koalisyon hükümetini istifaya çağıranların sayıları her geçen gün artıyor. Artan gerilimin çatışmaya dönüşmesinden endişe ediliyor.

07 – Demokratik Kongo: Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler’in (BM) güncel çatışma raporlarında adı sıklıkla geçen Afrika ülkelerinin başında geliyor. Doğu bölgesinde çatışan silahlı gruplar ülkeyi istikrarsızlığa sürüklüyor. 2012’den bu yana Doğu’daki Pinga kentini cepheye çeviren yerel silahlı grupların bir kısmını komşu Ruanda’nın desteklediği ileri sürülüyor. Geçmişte iki ülke sınır problemleri yaşamıştı.

08 – Sudan – Güney Sudan: 22 yıl savaştıktan sonra 2011’deki referandumla ayrılan Güney-Kuzey Sudan arasındaki sınır anlaşmazlıkları sürüyor. Hıristiyan ağırlıklı Güney Sudan, Avrupa ülkeleri ile İsrail’den aldığı destekle sınır bölgesindeki zengin petrol yataklarını kendine mal etmeye çalışıyor. Kuzey Sudan’ın karşı durmasından ötürü sık sık sınır çatışmaları yaşanıyor. Bunun yanında Batı Sudan’da bulunan Darfur bölgesindeki dış destekli kabile savaşları sürüyor.

09 – Mısır: 2011’de Arap Baharı’nın etkisiyle devrilen 30 yıllık Mübarek döneminin çöküşüyle oluşan girdap henüz dinmedi. Demokratik seçimlerde iktidara gelen Müslüman Kardeşler hareketi bir yıl sonra gelen askeri darbeyle devrildi. Askerin desteklediği geçici hükümet göreve başlasa da darbe karşıtları sokak gösterilerini sürdürüyor. Ordunun darbe karşıtlarına karşı yaptığı silahlı müdahalelerde yüzlerce kişi hayatını kaybetti.

10 – Somali: İlerleyen demokratikleşme sürecine rağmen iç çatışmalar giderek derinleşiyor. 1990’da başlayan iç savaş BM’nin askeri müdahalesiyle kısmen dinse de ülkenin üç özerk parçaya ayrılmasının önüne geçilemedi. 2010-2011’de ülkeyi kasıp-kavuran kıtlık El Şebab gibi harici destekli terör gruplarına çatışma fırsat verdi. Ülkenin güneyinde İslamî bir devlet kurma amacıyla merkezî hükümetle savaşan El Şabab’ın, El Kaide’nin yanında üçüncü ülkelerce desteklendiği biliniyor.

11 – Yemen: Arap Baharı’nın etkisiyle karışıp, toparlanamayan ülkelerden biri de Yemen. İsyanın ardından Ocak 2012’de Devlet Başkanı Abdullah Salih 33 yıllık iktidarını bırakıp ABD’ye gitse de ülkedeki istikrarsızlık ve aşiret çatışmaları dinmedi. Kuzey Yemen’de İran destekli Şii Husi grubu, hükümetle çatışıyor. ABD’nin ülke içinde heronlarla sürdürdüğü ‘El Kaideci avı’ nedeniyle artan sivil kayıplar Yemen’i iç savaşın eşiğine itiyor.

12 – Lübnan: Lübnan, ateşe atılmış barut fıçısı konumunda. Refik Hariri suikastı sonrası baş gösteren yönetim krizlerinin yanında, komşu Suriye’de yaşanan iç savaşın etkisiyle son bir yılda yeniden sokak çatışmaları başladı. Lübnan Hizbullah’ının Beşşar Esed safında Suriye iç savaşına müdahil olması, ülkedeki Şii-Sünni çatışmasını yeniden alevlendirdi. İran yörüngesindeki Hizbullah’ın Esed’i kurtarma pahasına Lübnan’ı ateşe attığı görülüyor.

13 – İsrail: Dünyada neredeyse son 50 yıldır savaş halinin sürdüğü tek ülke İsrail. Kayıtsız şartsız ABD desteği, gelişmiş ordusu ve şahin liderleriyle Filistin ile savaş bu ülke için neredeyse vazgeçilmez. Temmuz ayı sonunda, ABD arabuluculuğunda başlayan yeni barış görüşmelerine rağmen bir taraftan işgali genişletirken diğer taraftan yeni yerleşim birimlerine imkân tanıyor. Filistinlilere dönük hukuksuz, sebepsiz gözaltıları da sürdürüyor.

14 – Irak: 2003’teki ABD işgaliyle patlak veren mezhep-etnik savaşları, aradan geçen 10 yılda artarak derinleşti. Yine Amerikalıların mirası yeni anayasanın kapı araladığı Kuzey Irak’ın bölünmesi tehlikesi, ülkeyi geriyor. İran’a yakın duran Şii Başbakan Nuri El Maliki’nin dolaylı Esed desteği, Irak’taki Şii-Sünni çatışmasına benzin döküyor.

15 – İran: Haziranda şahin Devlet Başkanı Mahmud Ahmedinejad’dan boşalan koltuğa ‘ılımlı muhafazakâr’ Hasan Ruhani’nin geçmesi kısmî bir rahatlama getirdi. Ancak Ruhani ilk mesajlarıyla dinî lider Ali Hamaney’e bağlılığını, Ruhullah Humeyni’nin izinden yürüdüğünü teyit etti. Dahası nükleer krizinde, Suriye sorununda ve harici terör gruplarıyla kurulan denklemde pek bir değişime gitmeyeceğinin sinyalini verdi. İran, yeni dönemde de İsrail ve Batılı unsurlarla örtülü savaşını sürdürme eğiliminde.

16 – Afganistan: Asya’nın ‘kalbi’ olarak anılan ülkenin son 30 yılı iç-dış çatışmalarla geçti. 1979’da Rusya’nın işgali tam 10 yıl sürdü. Ardından Taliban örgütünün yönetimi ele geçirmesiyle başlayan iç savaş ortamı 2000’lere kadar uzandı. 2001’de bu kez ABD öncülüğündeki NATO ittifakı işgal etti Afganistan’ı. Hedef 11 Eylül saldırısından sorumlu tutulan Taliban’ı ortadan kaldırmaktı. Ancak geçen 12 yılda bunu başaramadığı gibi ülkeyi savaş halinden de çıkaramadı. Süreç Taliban’ı daha da güçlendirdi. 2014’teki çekilme sonrasında ülkenin çökmesi işten bile değil.

17 – Pakistan – Hindistan: 1947’de İngilizlerin böl-yönet stratejisiyle ayırdığı Pakistan ile Hindistan son 50 yıldır bir biriyle çatışmaktan geri durmadı. Sınırlarındaki tartışmalı Keşmir bölgesini bahane eden taraflar bugün dahi gizli-örtülü operasyonlarla birbirini zayıflatmaya çalışıyor. Bu mücadele bölgeyi büyük güçlerin nüfuzuna açıyor.

18 – Myanmar: 2012’de Budist çetelerin Arakan’da azınlık Müslümanlara saldırmalarıyla başlayan gerginlik düşük yoğunlukta sürüyor. Olaylarda bugüne dek bin kadar Müslüman’ın hayatını kaybettiği belirtiliyor.

19 – Çin – Japonya: Doğu Çin Denizi’nde bulunan 3 adanın mülkiyeti üzerine çıkan gerilim iki ülkeyi savaşın eşiğine getirdi. Konu BM’ye taşındı. Bu bağlamda Japonya’nın yeniden silahlanma kararı alması bölgenin yeni çatışmalara gebe olduğunu gösteriyor.

20 – Güney – Kuzey Kore: 3 yıl süren savaşın ardından 1953’te ikiye ayrılan Kore’de sınır problemleri hâlâ sürüyor. Komünist Kuzey Kore’nin sürdürdüğü nükleer silah çalışmaları Güney Kore’yi haliyle geriyor.

KAYNAK: Aksiyon Dergisi- Sayı 976

www.dunyalilar.org

Rastgele Haber

Yönetemiyorlar, yönetemeyecekler… – Fikret Başkaya

Kapitalist toplumda mülk sahibi sınıfların (sermaye sahiplerinin) beş yönetim biçimi vardır: Klasik parlamenter demokrasi, sosyal …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir