Home / Arka Bahçemiz / Medya Halleri

Medya Halleri

Çoğumuz küresel ekonomik krizleri sık sık duymuşuzdur. Günümüz kapitalizminin mali oyunlarına ve neler döndüğüne biraz daha derinden bakalım.

Soru:
Bir döner-ayran 5.50 liradır.
Döner ayrandan 5.0 lira daha pahalıdır.
Ayranın fiyatı nedir?..
Cumhuriyet gazetesinin ekonomi sayfasının başlığını okuyunca aklıma bu soru geldi.
Cumhuriyet, küresel ekonomiyi sarsan “kara pazartesi” haberini şu başlıkla verdi:
“Çin İşkencesi”
Şöyle diyordu haberin spotu; “Dünyanın parlayan yıldızı olarak anılan Çin’in yaldızları dökülmeye başladı…”
Hürriyet gazetesi küresel çöküşü “Çin Şişeden Çıktı” diye yorumlatıp, tüm umudun ABD olduğunu yazdı: “FED Dünyayı Kurtarabilir mi: Amerikan Merkez Bankası’nın faiz artışını öteleyip dünyaya bir nefes aldıracak hamleyi yapıp yapmayacağı tartışılıyor…”
Yani. Demek ki…
Çin “kötü adam” ve ABD dünyayı kurtaran “iyi adam” idi!..
Yukarıdaki soruya dönersek….
İçlerinde Harvard, Yale, Oxford gibi üniversite öğrencilerinin bulunduğu grubun çoğunluğu ayranın fiyatının 0.50 lira olduğunu söyledi!
Algı yanıltıcıdır.
Küresel sermaye gerçeklerin üzerini -medyayı kullanarak- algı operasyonlarıyla/maniplasyonla kapatıyor; yalan üzerine bilinç yaratıyor.
Amacım burada ne Cumhuriyet’i ne de Hürriyet’i şüphe altında göstermek. Ne yazık ki, küresel sermaye odaklarının yayın organlarından gelenleri, bizim medyamız tercüme edip/çevirip, hiç sorgulamadan sayfalarına koyuyor.
Oysa bakınız…
Sadece bu ağustos ayında ne oldu:
1) İhracatta avantaj elde etmek isteyen Çin, para birimi yuan’ı zayıflatarak dolar’a bayrak açtı.
2) Asya’nın iki dev ülkesi Rusya ve Çin, ikili ticari işlemlerde kendi para birimlerini kullanma kararı aldı. Vs.
Demek ki…
Algı operasyonları sürecek…
Ekonomi sayfalarında daha çok Çin’in/Avrasya’nın “kötü adam” olduğuna dair haberler okumaya devam edeceğiz!
Fakat…
Şu haberleri hiç okuyamayacaksınız…

money-globe

7.5 trilyon dolar

Küresel krizin temelinde, finansal kapitalizmin işleyiş mekanizmasının özünü oluşturan –Londra’dan Zürih’e uzanan– “vergi cennetleri” off shore merkezler olduğuna dair bir tek haber okudunuz mu?
Okuyamazsınız!..
Göremezsiniz!..
Duyamazsınız!..
Yıllarca istihbarat örgütlerine ilişkin haberler-kitaplar yazdım. Gördüm ki…
Dünyanın en iyi saklanan sırları; “vergi cennetlerinde” bulunan servet sahipleridir ve para tutarlarıdır!
Meselenin önemini, sanırım rakamlar vererek izah edebilirim. Örneğin…
İsviçre’de bulunan yabancılara ait servet miktarı; 1 trilyon 800 milyar euro’dur! (Bunun 60 milyar euro’su Yunanlılara aittir. Parayı getirip ulusal bankalarına koysalar Yunanistan’ın finans krizi aşılır. Ama… Kapitalizmin dini-ulusu paradır, getirmezler!)
Sadece Zürih-Bern değil…
2013 yılında tüm “vergi cennetlerinde” tutulan özel kişilere ait servet tutarı; 5 trilyon 800 milyar euro’dur.
Bir başka hesapla; 7 trilyon 500 milyar dolar’dır! (Ekonomist James Henry’e göre bu para, 21 ile 32 trilyon dolar’dır! Ki bu küresel finans servet tutarının yarısına eşittir. Bu karışıklığın nedeni, off shore hesaplardaki servetlerin yüzde 80’inin beyan edilmemesidir.)
Bakınız…
Bu paralar bankalarda uyumuyor, büyük çoğunluğu uluslararası finans piyasalarınıistediği gibi yönlendiriyor! ABD’deki 100 dolar banknotların yaklaşık yüzde 70’inin ülke sınırları dışında bulunduğunu biliyor musunuz?
Küresel krizden bahsedenlerin “vergi cennetlerini” dize getirmekten söz ettiğini hiç duydunuz mu? Oysa…
Aşırı zenginlerin kaçırdıkları vergiler her yıl devletlere 130 milyar euro’ya mal olmaktadır.
Bu korkunç gerçekleri sizlerden saklarlar.
Her seferinde sizlerden kemer sıkmanızı isterler. “Hele sabredin düzelecek” derler!
Ve… Ekonomik krizin asıl sahiplerini algı operasyonlarıyla saklarlar.
Örneğin…

world-currency-map-972

Bakan ve gören farkı

Lüksemburg denince aklınıza ne geliyor?
Denize çıkışı olmayan, Nassau hanedanlığı ile yönetilen, 500 bin nüfusu ve 900 kişilik ordusu bulunan AB kurucusu olan en küçük Avrupa devleti bilgisi mi?
Hepsi doğru.
Ama pek yazılmaz, dile getirilmez…
Bu küçük Avrupa devleti, uluslararası servet yönetimi çarkının en önemli merkezlerinden biridir.
Yani… Avrupa’daki vergi kaçakçılığının kalbinde yer almaktadır.
Dünya üzerinde işlem gören Lüksemburg menşeili yatırım fonlarının toplam miktarı -2013 yılı başı itibarıyla- 2 trilyon 200 milyar euro’dur.
Sizleri bu rakamlarla veya dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren çokuluslu şirketlere ne gibi haklar verdiğiyle meşgul etmek istemiyorum. (Her gün Fransa, Almanya ve Belçika’dan finans şirketlerinde çalışan 150 bin kişi Lüksemburg’a sabah gelip akşam döner!)
Vergi emekçilerin ödediği bir haraca dönmüştür dünyada.
Krizler de ya bunlara ya da bu sistemi tehdit eden ülkelerin sırtına bindirilir.
Evet… Söylemek istediğim, küresel kriz konusunda gerçeklerin yazılmadığını göstermektir.
Avrupa’nın göbeğinde vergi cennetleri harıl harıl vergi kaçırır; AB seyreder. (Sonra da gelip bizim kokorecimize laf ederler!)
Bu ekonomi çarkı sürer gider.
Dünya üretiminin merkezi Çin kötülenirken, Lüksemburg dükalığının büyük hırsızlığını kimse görmez/göstermez. Ve hep…
Haber kanalı spikeri üzüntülü yüz ifadesiyle söyler durur:
Borsa erozyona uğradı…
Dolar’ın ateşi çıktı…
Euro dalgalı…
Türk Lirası çakıldı…
Sonuçta…
Borsa-döviz tapılacak putlara dönüştürülür.
Piyasalar kutsal kabe muamelesi görür.
Oysa…
Bunlar sadece kağıttır. Hepsi bu.
Hepsi işin özünde algı operasyonudur/bir göstermeme/düşündürmeme halidir.
Bakmak için algı yeterlidir; görmek için bilim gerekir!
Evet, yazının başındaki soruya dönersek, yanıt çok basittir:
Ayran 25 kuruştur…

Soner Yalçın

Dünyalılar

Rastgele Haber

Uçsuz Bucaksız Bir Evren…

Bana sorarsanız uzayı zamanı düşünmek, güneş sistemlerinin fotoğraflarını görmek bile içimi genişletiyor. Bir zerre olmak …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir