Ne Yapmalı?

Peki Ya Nükleer Bir Savaş Çıkarsa…

Evet, böyle direk, dümdüz, buz gibi soğuk, dolambaçsız bir başlık seçtim özellikle. Çünkü konunun kendisi zaten şakaya gelecek türden değilken, Dünya üzerinde 15 000 adet nükleer savaş başlığı olmasından bahsediliyor olması da cabası.

Şekil 1: Küresel nükleer silah dağılımı

Yukarıdaki harita ve tablodan da anlaşılacağı üzere,  Birleşik Devletler ve Rusya, 15 000 nükleer savaş başlığının % 92’sini elinde bulunduran, dünyanın en büyük nükleer silah stoklarına sahipler. Kuzey Kore’den ise emin olunamıyor!

Bir de burada hesaba katılmayan nükleer enerji santralleri var ki evlere şenlik. Mesela 26 Nisan 1986 tarihinde Çernobil Nükleer Santrali’nde meydana gelen nükleer kaza felaketi sırasında bizim evde bir şenlik hali doğmuştu. Şimdi düşünüyorum da yapılması gereken ne varsa yapılmış. İstanbul’da yaşıyorduk ve henüz ortaokullu yaşlardaydım. Pür dikkat haberler takip edildi, hava durumu özellikle… Evden çıkılmaması kararı, Çernobil dolayından yola çıkan bulutlarla uzatıldı. Kapı pencere açılmadı günlerce. Açıklık olan yerlere bezler sıkıştırıldı. Tüketilecek besinlerin hangi bölgelerden, dünyanın neresinden olduğu yıllarca sorgulanarak alındı. Bu süreçte bir fizik öğretmeni olarak babam, tüm bildiklerini anlatıp duruyordu çevresine, bizlere ve oldukça endişeliydi aslında… Sürekli kalın betonlardan, çelik ya da kurşun duvarlardan bahsediyordu. Çaydaki radyasyonun tehlikeli olmadığını kanıtlamak için kameralar önünde hazin bir biçimde, çay içerek poz veren dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral ile kafamın iyiden iyiye karıştığını hatırlıyorum.

Evet, biz büyük ve kirlendi Dünya… Fizik bölümü okumuşluğumdan da biraz güç alarak – neyse ki bilgiye ulaşmak daha kolay şimdilerde – aslında çok da sağ kalabilme ihtimali olmayan bir nükleer silah karşısında neler yapılabilir bakalım.

Nasıl öğreniriz?

Nükleer savaş başlığını ya bir füzenin ucunda ya da bir uçaktan bomba olarak atıyorlar.   Bir nükleer başlıklı füzenin fırlatıldığını haberlerden öğreniyoruz.  Füze atmosferde iyonosfer tabakasına ulaştığında füzenin tipini, gittiği yönü ve %65 olasılıkla hedefini ilk 4 dakikada öğrenmiş olacağız. Nato üyesi ülkelerde bu bildirim sistemleri varmış. Kıtalar arası bir nükleer füzenin rampadan ayrılışı ve hedefe isabeti arasında geçen ortalama süre 16 dakika, 4 dakika tespitle geçti ve kalan 12 dakikalık ortalama sürede devletler seviyesinde kimin ne yapacağı önceden belirlenmiş. Yani onların B ve muhtemelen C hatta D planları var. Peki ya halk? Füzeler havadayken kendimizi koruyabilmek için bize kalan süre 12 dakika!

Bilgi:

Nükleer silahların etkileri; Ani Etkiler ve Kalıntı Etkiler olarak ikiye ayrılır.
1) Ani Etkiler (Patlamadan sonra ilk 1 dakika içerisinde meydana gelir)
Işık,
Isı,
Ani Nükleer Radyasyon
Basınç (Blast)
Elektromanyetik Pals

2) Kalıntı Etkiler (Radyoaktif Serpinti)
Radyoaktif serpinti bomba patladıktan 30-60 dakika sonra başlar. Nükleer infilakın bütün etkilerini 100 kabul edersek, bu etkilerden:

%35’i Isı (Işık ile birlikte gelmektedir).
%5’i Ani Nükleer Radyasyon
%45’i Basınç (Blast)
%15’i Kalıntı Etki (Radyoaktif Serpinti)
olarak karşımıza çıkıyor.

Önemli notlar:

Bir nükleer facianın ilk etkisinden bir şekilde kurtulduysanız yapmanız gereken şey, sağlam bir yapı bulmaktır. Mantar bulutunu gördüğünüz anda vakit kaybetmeden kalın betonları bulunan bir sığınağa girin. Bu alanlar arasında eğer imkânınız varsa bodrum katları en korunaklı alanlardır. Bulduğunuz korunaklı alanda en az 12-24 saat kalmanız gerekiyor. Elinizde içecek su ve erzak varsa, 24 saatten daha fazla da kalabilirsiniz. İletişim aygıtınız varsa yardım isteyebilirsiniz, ancak telefon gibi cihazlar baz istasyonlarının kalmamış olma ihtimalinden dolayı her zaman çalışmayabilir.

Şekil 2: Görselde fark edebileceğiniz gibi olası bir nükleer felakette koruma faktörü mükemmel olan bölümler 500 ve üstü ile belirtilmiş. Yani bodrum katlar, ara katlar, camlardan uzak-orta bölümler böyle bir durumda tercih etmemiz gereken yerler oluyor. Ülkede sığınak konusunda ciddi bir sorunumuz olduğu gerçekliği bu görseli tekrar tekrar önemli kılıyor.

Eğer açık alandaysanız en mantıklısı çukur bir yer, kanalizasyon, su kanalı gibi bir yer bulup siper alıp yatmak.

İlk göreceğiniz şey beyaz parlaklık. Bu ışığa bakmak kalıcı görme kaybına yol açabilir. Ama yine de parlaklığın süresi size bombanın gücü konusunda bilgi verecektir. Parlaklık süresi, bombanın gücü ile doğru orantılıdır. Mesela Hiroşima’da bomba parlaklığı 2,5 saniye sürmüş.

Işıktan sonra şok dalgası yani blast etkisi geliyor. Nükleer bir saldırının en korkulan tarafı! Patlamanın merkez noktasından dışarı doğru, önüne çıkan her şeyi yıkarak, demir, çelik, beton dinlemeyen bir şok dalgası ve daha sonra da dışarıdan patlama merkezine dogru blastın geri döndüğünü göreceksiniz. Tüm bu süre boyunca bulunduğunuz yerden çıkmamanız gerekiyor. Saklandığınız yer patlama merkezine 8 km’den yakın değilse blast dalgalarını yine de hissedeceksiniz. Ama büyük ihtimalle sağ çıkabilirsiniz.

Işık ve blast etkisini atlatabilirseniz geriye sadece atlatmanız gereken 2 şey kalıyor; yangınlar ve radyasyon.

Şekil 3: Patlama sonrasında açığa çıkan Gama ışınları, engellenmesi en zor ve radyoaktif etkisi ile vücuda zararlı olan partiküldür.
Kurşun radyasyonu en etkili soğuran metaldir. Bulduğunuz sığınakta radyasyondan korunmak için metal dolaplar, masa gibi ek malzemelerle kendinizi çevreleyen bir ek bir engelle, kendinizi ayrıca korumaya alabilirsiniz. Engeller, yoğunluklarına göre gama ışınlarını durdurma yeteneğine sahiptir. Şekilde Alfa ışınları için kağıdın, Beta ışınları için ahşap ya da alüminyum vb, Gama ışınları için ise kurşun, demir ya da kalın metallerin engel olması durumu görülüyor.

Nükleer saldırıda korunmada 3 ana prensip; mesafe, engel ve zaman çok önemli.

Bir Nükleer Saldırı Olduğunda Yapılacaklar listesi:

  1. Dışarıda iseniz;

Patlama ışığını görür görmez, hemen çukur bir yere veya duvar dibine veya kuytu bir yere YATIN!

Kollarınızı başınızın üstünde kavuşturun! (gözler kapalı olacak veya ışığı görmeyecek)

Dizlerinizi karnınıza doğru çekip KAPANIN!

Çıplak yerlerinizi (giysilerinizle) ÖRTÜN !

Bu durumunuzu ışık, yakıcı hava hareketi ve yıkılmalar sona erene kadar koruyun (1 dk.)

Bombanın patladığını kuvvetli ışıktan hemen anlarsınız.

Sonra da kalkıp telaş etmeden en yakın sığınağa yönelin;

SIĞINAĞA GİRMEDEN ÖNDE 30-60 DK. ZAMANINIZ VAR!

Ağzınızı ve burnunuzu, gözlerinizi tozlara karşı bir bezle, elbise parçasıyla vb. koruyun.

Sığınağa girmeden önce giysinizdeki tozu mutlaka çırpın, süpürün. Gerekirse değiştirin.

El, yüz, saçlar ve diğer çıplak kalmış yerlerinizi mutlaka yıkayın.

Sığınakta kullanacağınız gerekli malzemeleri alın ve sığınağa girin.

  1. Evde veya İş Yerinde iseniz;

YAT, KAPAN, ÖRTÜN!

Fakat cam kırıklarından ve düşen eşyalardan korunmak için sırtınızı pencereye dönün.

Masa, ranza, koltuk altlarına / arkalarına yatın.

Tehlike geçince doğruca sığınağa gitmek üzere yukarıda belirtilen hazırlıkları yapın.

SIĞINAĞA GİRMEK İÇİN 30-60 DK ZAMANINIZ VARDIR!

  1. Araçta iseniz;

Parlak ışığı görür görmez:

Aracı ve motorunu durdurun.

Hemen açık yerlerinizi kapatın

Ellerinizi başınızın üzerine koyun ( başınızı koruyun).

Sırtınız camlara dönük olarak, dizlerinizin üzerine kapanın. YAT, KAPAN, ÖRTÜN!

Tehlike geçince sığınağa giriş hazırlıklarına başlayın. Telaş etmeyin.

  1. Okulda iseniz;

Parlak ışığı görür görmez;

YAT, KAPAN, ÖRTÜN!

Derhal sıraların altına girin.

Sırtınız camlara dönük olarak kapanın

Sonra telaş etmeden öğretmeninizin talimatıyla sığınağa girin.

Sonuç: 

Sığınak yoksa bile korunaklı alanımızı kendimiz yaratacağız, bakınız Şekil 1. Dışarıdan sızıntılara karşı cam, kapı aralıkları bez vb. malzeme ile kapatılacak. Su ve sabun çok önemli. Yiyecekler serpintiden hiçbir şekilde etkilenmemeli.  Zamanı çok dikkatli kullanmalıyız. Dışarıda olmamız gereken kısıtlı sürede tüm vücudumuz (eller, baş, ayak) kapalı, göz koruması için hiçbir şey yoksa herhangi bir gözlük bile tercih edebilirsiniz. Sığınağa girmeden giyisileriniz dışarıda çıkarılmalı. İçeri girince hemen su ve sabunla temizlenilmeli. Kurşun, çelik, beton, toprak kurtarıcınız olabilir. Çevrenizde uygun bir sığınak yoksa bile bu malzemelerden yapılmış dolap, masa, kasa ne buluyorsanız kendinize engel yapın. Tüm vücudunuzu örtecek şekilde bu malzemelerle çevreleyin.

Her şeyden önemlisi savaşın özendirilmemesi, savaş için birileri tarafından çıkarılan yapay sebeplerin görülebilir olması, bilimin insanlığa fayda sağlayacak alanlarda ve birilerinin tekelinde olmadan ilerlemesi için çaba göstermek, yılmadan mücadele etmek gerekiyor. Yoksa mağaralardan gelen insanoğlunun, kendini yine mağaralara mahkûm edeceği günler çok da uzak görünmüyor.

Hazırlayan: Ciran Derya

Kaynaklar:

https://www.sciencealert.com/if-a-nuclear-bomb-explodes-these-are-the-emergency-supplies-you-should-have?perpetual=yes&limitstart=1
https://www.afad.gov.tr/tr/2564/Radyolojik-ve-Nukleer-Tehlikeler
http://imid.karatekin.edu.tr/files/nukleer_biyolojik_kimyasal_(nbc)savas_ve_korunma.doc
https://seyler.eksisozluk.com/olasi-bir-atom-bombasi-saldirisinda-hayatta-kalma-sansimizi-nasil-artirabiliriz
http://www.webtekno.com/nukleer-bomba-yakininizda-patlarsa-ne-yapmaniz-gerekiyor-h29434.html http://www.businessinsider.com/nuke-blast-survival-gear-2017-7
https://www.wikihow.com/Survive-a-Nuclear-Attack

 

Dünyalılar (www.dunyalilar.org)

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu