Home / Güncel / Podemos – Yapabiliriz

Podemos – Yapabiliriz

Üniversite hocası Pablo İglesias’ın liderliğinde İspanya’da “öfkeliler” olarak ismini duyuran, ülkedeki ekonomik ve siyasi düzene karşı kendiliğinden ortaya çıkan halk hareketi sonucunda sekiz ay önce kurulan“Podemos” (Yapabiliriz) adlı siyasi parti, olası bir genel seçimde birinci parti konumunda gösteriliyor.Mas_podemos-spain

İspanya’nın yüksek tirajlı gazetelerinden El Pais’in yayımladığı ankette, olası bir genel seçimde Podemos’un oyların yüzde 27,7’sini alarak birinci parti çıkacağı belirtildi. Anket sonucunda, mevcut durumda ana muhalefette olan Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) yüzde 26,2 ile ikinci siyasi güç, iktidardaki Halk Partisi (PP) ise yüzde 20,7 ile üçüncü siyasi parti olarak gösterildi.

Bu bakımdan Podemos, merkezkaç özelliğiyle geleneksel tekelci burjuva siyaset sahnesinde alt üst oluşlar yaratmaya aday. Peki, onu bu denli kısa sürede politik etki gücüne kavuşturan neydi? Ya da Podemos, hangi anlamda bir “üçüncü yolu” temsil ediyor?

Podemos yeni ama…

İspanya 2011’den bu yana toplamda yaklaşık 8 milyon kişinin katıldığı sokak gösterilerine sahne oldu; Indignados (Öfkeliler) Hareketi güçlü sosyal ağları olan anarşist, yarı-anarşist ya da antikapitalist envai çeşit hareketin mobilize ettiği kitlelere dayanıyor.

Yani bu parti öyle birdenbire ortaya çıkıp güçlenmiş değil. Dinamik ve kısmen siyasallaşmış kitle mücadelelerinin belli bir kıvama getirdiği zeminden beslenerek, doğrudan keskinleşen sınıflar kavgasının içinden şekillendi.

Indignados’un temel bileşenleri arasında Juventud Sin Futuro (Geleceksiz Gençler) ve Democracia Real YA (Gerçek Demokrasi ŞİMDİ) gibi, birbirleriyle sürekli sosyal medya üzerinden haberleşen, kendi iletişim ağını oluşturan son derece dinamik eylemci gruplar var.

Kapitalist krizin etki ve sonuçları…

Emperyalizmin yapısal problemi olan düşen kar oranlarını bir süreliğine de olsa telafi edebilecek kimi sektörlerde sermayenin, emperyalist kapitalizmin eşitsiz gelişimiyle birleşik ve spekülasyonlar eşliğindeki ani genişlemeli hareketinin sonucunda şişen “balonlar” birden patlar ve tekelci karların artık realize edilemez olduğu bir noktaya gelindiği çıplak gerçeği ortaya çıkar.

Bu şekilde 2008′de ABD‘de patlayan krizin benzeri İspanya’da da patlamıştı. Büyük emperyalist metropoller bu krizi bir şekilde, Yunanistan, İspanya gibi “çevre ülkeler”in faturasını da kabartarak, “sürdürülebilir” düzeye çekmeyi geçici de olsa başardılar. İspanya gibi bağımlı kapitalist ülkeler ise o gün bu gündür belini doğrultamadılar.

İspanya’da sadece 2003 yılında, ekonomisi en büyük beş Avrupa ülkesinden fazla inşaat yapıldığı söyleniyor. 2008’e gelindiğinde, bu inşaat balonu fena halde patlıyor. İşsizlik oranı genelde yüzde 30’lar, gençler arasındaysa, yüzde 50’lere tırmanıyor.

Yunanistan’da “sol” SYRIZA partisi, İtalya’da komedyen Beppe Grillo’nun Cinque Stelle Movimento (Beş Yıldız Hareketi) gibi hareketlerin kısa sürelerde büyük başarılar kazanmasının arka planında bunlar var.

Gene de tek başına bu, onun örneğin AP seçimlerinde önemli bir başarı elde etmiş olmasını açıklamıyor. Farklılıkları içinde salt benzeşen yönlerden bir kıyaslama yapacak olursak, Büyük Gezi Direnişi İspanya’daki sokak hareketini bazı yönlerden çok çok aşan bir kapsamda olmasına rağmen, ne yazık ki kendi içsel gücünü henüz politik-örgütsel düzlemde ete kemiğe büründüremedi.

Podemos’un güçlü yanı: Somut vaadleri

Podemos örneğin AP seçimleri çalışmasında AP üyelerinin maaşlarını 8 bin eurodan bin 930 euroya indirme sözü verdi. “Zenginliğin yeniden dağıtılmasın”dan bahsetti, İspanya için “azami maaş”, “haftada 35 saat çalışma”, “60 yaşında emeklilik” ve “bankaları halkın hizmetine sokacak mali reformlar” gibi az-çok somut projelerle ortaya çıktı.

Kapitalizmin krizlerinde yıkılan, geleceksizliğe, güvencesizliğe mahkum edilen işçi emekçi kitlelerin karşısına somut alternatif söylemlerle -Gezi ve sonrasında görülenin aksine- çıkıldığında nasıl politik bir etki yaratılabileceğini gösterdi.

Syriza benzeri Podemos’un zayıf karnı

Ülke krizin dibindeyken yıkıcı sonuçlarını yaşayan emekçilerin ve özellikle genç kitlelerin karşısına somut “çözüm” önerileriyle çıkan Podemos, getirdiği önerilerle aynı zamanda siyasal-toplumsal ufkunun sınırlarını da gösteriyor. Bu yönden o, kısmen kimi Latin Amerika ülkelerinde (Venezüela, Bolivya vb.) iktidara dahi gelmiş Sosyal-Liberalizmi andıran, aynı zamanda yarı-anarşist özellikler de taşıyan karaktere sahip.

Toplumsal-siyasal sorunları ele alırken, çözümün sınıf eksenli mücadeleden geçtiği gerçeğinden değil, mücadelenin sınıfsal-toplumsal özünü karartacak şekilde emperyalist sistemde ülkelerin tuttuğu yer bağlamından hareket ediyor. Örneğin, Podemos’un lideri İglesias ekonomik krizi yorumlarken, “Alman kolonisine dönüşmek istemiyoruz” veya “Gençlerimizin, zengin Kuzey Avrupa ülkelerinde İspanyol mezeleri servis eden garsonlar olmasını istemiyoruz” gibi sözleri aslında, sınıfsal ve antikapitalist içerikte olmanın uzağında, emperyalist metropolleri karşısına almayla sınırlı bir yaklaşımda olunduğunu gösteriyor.

Podemos’un, sorunu “zengin kuzey” “koloni güney” ekseninde ele alması; yürütülecek mücadelenin içeriği konusunda neredeyse sadece sermayenin “mali oligarşik” egemenlik biçimine karşı olmayla sınırlı bir ufka sahip olması; işçi ve emekçi mücadelelerinin bir üst düzleme, kapitalizme ve sermayenin tüm biçimleriyle iktidarına karşıt siyasal bir düzleme sıçratılması bağlamında onun ideolojik-siyasal zayıflığını oluşturuyor.

Benzer şekilde Podemos “Avrupa” idealini ve “birliğini” de reddetmiyor. AB’nin emperyalist-kapitalist içeriğine değil, onun “dengesiz” “eşitsiz” sistemine karşı bir duruşu var. Hani AB’de ‘kuzey-güney’ arasındaki ekonomik-politik açı farkları giderilebilse, ‘düzeltilmiş kapitalizm’ ve ‘daha demokratik toplum’ hayata geçirilebilse Podemos için sorun çözülebilecek!

Podemos gibi örnekler sokağın, militanlığın ve alternatif toplum projeleriyle ortaya çıkmanın gücüyle nelerin başarılabileceğini göstermesi açısından önemli ve incelenmeyi hak etmektedir.

Kaynak:

http://blog.yasanacakdunya.net/

http://www.newsweek.com/radical-spanish-party-podemos-lead-polls-first-time

Dünyalılar

Rastgele Haber

Yönetemiyorlar, yönetemeyecekler… – Fikret Başkaya

Kapitalist toplumda mülk sahibi sınıfların (sermaye sahiplerinin) beş yönetim biçimi vardır: Klasik parlamenter demokrasi, sosyal …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir