Home / Tag Archives: Ali Murat İrat

Tag Archives: Ali Murat İrat

Veli’nin olmayan kolu

Veli Saçılık’ın mücadelesi ürkütücüdür. Herkes için ürkütücüdür. Seyredeni de, korktuğu için katılmayanı da, karşısındakini de ürkütmektedir. Çünkü onun eylemi, yasağın, şiddetin ve direnmenin birbirini besleyen klasik alanının dışındadır. Onun eylemi direnenle direnilenin iktidarı değiş-tokuş ettiği alana uzaktır. İktidarı devraldığında kendisine …

Yazının devamı için...

O halk biziz. Bi kahve alır mısınız?

Bir şeyler yapmalıyız. Hani öyle ülkeyi ve dünyayı kurtarmak için falan değil. Kendimizi eğlendirmek için. Kulaklarımıza her sabah yeniden fısıldanan, “yaşaman gereken hayat aslında bu değil, şu” denilen o sıkıcı hayatlarımızı renklendirmek için diyorum. Kitap okumanın, gazetelere göz atmanın, sinemaya …

Yazının devamı için...

Birlikte yaşayabilecek miyiz?

Bugünlerde çok sorulan bu soru bir kusuru ifade eder ve yalnızca soru değil aynı zamanda bir saptamadır. İroniktir ama tıpkı Hacı Bektaş’ın “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” temennisindeki gibi bir durumun varlığını da gösterir. Aslında ortada olan birlikte yaşamın …

Yazının devamı için...

İnsan hakkında çirkinlemeler

İnsan canlı oluşun en olumsuz halidir. Doğadaki ender sapmalardan birisidir. Çünkü onun canlılığı bizzat canlı oluşa en büyük tehdittir. İnsan doğal olandan daha fazla yapay olana düşkündür. Plastiğin icadıyla kendi özünü bulmuştur. Her şeyin yapayının, taklidinin, eğilip bükülebilen halinin iyi …

Yazının devamı için...

Zengin yaşlı beyaz erkekler…

Deleuze’ün dediği gibi: “Otoyollar yaparak insanları bir yere kapatmıyorsunuz, ama denetim yollarını çoğaltıyorsunuz. Bununla otoyolların tek amacı budur demiyorum, insanlar otoyollarda sonsuza kadar “serbestçe” dolaşırlarken kapatılmış olmuyorlar, ama kusursuz şekilde denetleniyorlar. İşte geleceğimiz budur.” Kapitalizmin insanlığa gösterdiği ve hatta öğrettiği …

Yazının devamı için...

Wikipedia neden yasaklandı?

Thatcher’dan balkondaki temiz çamaşırları sakladığımız yıllarda elin “gâvuru” “Gece Yarısı Ekspresi” diye de bir film çekmiş ve bu film Türkiye gibi kendi kendine yeten güzel ülkemizde infial yaratmıştı. Demir Leydi Thatcher 1980’lerde Ankara’ya gelecekti. Çocuktuk. Dünyanın hiçbir yerinde savaşmayan ama …

Yazının devamı için...

Hayat insanın kendine karşı örgütlenişidir

Albert Camus hayata dair mücadelenin umuttan azade olması gerektiğini ve hatta kutsanacak tek şeyin hayat değil mücadelenin kendisi olduğunu Sisyphos Söyleni’nde anlatır. Sisyphos mücadeleyi dünyaya karşı değil kendine karşı vermektedir. Umut etmez, sadece mücadele eder. Camus insanın kendi eylemlerine olan …

Yazının devamı için...

Geleneksel insan yok olmuştur

Artık hiçbir şüpheye mahal vermeyecek biçimde açıktır ki yeni bir çağa girdik. Yeni çağda yalnızca eski alışkanlıklarımız değil eski insan da yok olup gitmeye hazırlanıyor. Ancak bu bir çürüme. Yeni insanın en önemli özelliği de bu olacak. Üzerindeki çürük kokusu. …

Yazının devamı için...

Ya Sosyalizm Ya Barbarlık

Savaşla barışın geleceğini belirleyen Dünya Ticaret Örgütü’dür ve barış denilen illüzyon bu dünya düzeninde sadece “silahsızlanmadır.” Raymond Aron ahlaklı bir liberaldi. Bizim görmediğimiz, duymadığımız ve inanamayacağımız kadar da iyi bir liberaldi. Siyaseten kör ancak ahlaken güçlüydü. Siyaseten güçlü ahlaken kör …

Yazının devamı için...

Bu Kanı Kim Silecek Üzerimizden

Yeni çağ her şeyi piyasanın bir parçası haline getirmek için çabalıyor. Yeni çağın yeni kapitalizmi artık yalnızca elle tutulur, gözle görülür olana değil, bütün değerlere, kavramlara ve hatta kelimelere bile sahip çıkmak için müthiş bir mücadele veriyor. “İnsanlık” zaten onun …

Yazının devamı için...