Home / Arka Bahçemiz / Yorulmadık Albayım!

Yorulmadık Albayım!

11146574_421319304715454_4381545368058648118_n

Başlıyor. Başlıyor, inan. Hiç dudağını bükme, başa dönüyoruz. İnadımızı cilaladık. Hazırız. Hiçbir şey boşuna çekilmedi. Bütün yaşananların, kaybın, yasın, ciğer söktüren o tüm çığlıkların ardından yeni bir dönem başlıyor. Şuursuzca bir iyimserliğe asılıp kalmak değil bu. Bu, bizim seninle ortak hakikatimiz artık.

Zamanı gelmişti zaten. Fazla pişmişti her şey. Hatta yanmıştı, yanmıştık. Çok ağladık; gözyaşlarımızın içinde boğuldu saflık, güzellik, ümit. Ama bunlar bizi kendimize getirdi; silkelendik. Kaderin bizi üzmesine itiraz etmeyi bir kenara bırakmanın vakti gelmişti artık. Biz oturduk şimdi etimize batan tahta sandalyelere ve yeniden kaleme alıyoruz yazgımızı. Çekeceğimiz biricik acı, aşk acısı olacaktır. Oh, ne güzel! Onu da dibine kadar çekeriz, şikayetimiz olmaz. Alt tarafı aşksız kalırız. Aslında kalmayız; onu da koynumuzda bir odacıkta ilelebet krallar gibi yaşatırız. Yeter ki, insanlarımız yaşasın. Yeter ki, iyiliğe vurulan prangalar kırılsın. Çocuklarımız büyüyebilsin. Biz gücenmeyelim artık buralarda yaşamalara. Sitemlerimizi unutalım. Yapabilir miyiz? Yaparız.

Kötü bir dizi gibi devamlılığı olan kabuslar silsilesi bitiyor artık. Adil bir senaryo yazıyoruz. Kahraman kazanıyor filmin sonunda. Kötüler gidiyor. Ve bizim kahraman gerçekten iyi biri. Kötülerin ona yaptıklarını o yapmıyor. Onun kitabında kötülük iade edilen değil, yok edilen bir şey. Peki ne oluyor kötülere? Ait oldukları yere gidiyorlar. Yani başka bir yola, bir daha kahramanla ve yanındakilerle kesişme olmayacak bir yola sapıyorlar. Bu senaryo tutar. Bu filmi herkes sever.

Teselli aramıyoruz artık. Çünkü yeni bir şeyler için tamız, tamamlandık. Uykumuz kendini bitirdi. Zalime onun anlamayacağı dilde bir şarkı besteledik. Bu çok uzun sürdü. Doğrusu, biz de öğrendik. Olanaklarımızı ve platonik idealistliğimizi hale yola koymak hiç de kolay olmadı. Halen daha da çabalamaya devam. Olsun. Sonunda bir aydınlık var ya, değer.

Kabul et, fazla keyif çattık. Karşı çıkma, ölü taklidi de yaptık. Derin yaralarımız oldu. Ama bitti işte. Şimdilerde bir kapı duruyor tam karşımızda. Birkaç adım kaldı. Ramak kaldı aydınlığa. Pençeler değil, pamuk gibi eller var şimdi. Dokunabileceğimiz sevgiye açılan bir kapı bu. Ve çoğaltabileceğimiz. En güzeli de, paylaşabileceğimiz. Kucaklamaktan korkma zamanının sonuna geldik. Saçlarımız birbirine değecek. Kelimelerimiz gökyüzünde birbiriyle buluşacak. Nefeslerimiz tam yerini bulacak. Bunlar hayal değil, her biri olacak. Sen yeter ki inan. Gitme. Korkma. Ağaçlıklı yollardaki uzun yürüyüşlerin sonucudur bu. Umuda kıskıvrak yakalanmak için beklemiyoruz artık. Başlıyor. Geri döndük albayım. Bazı oyunlar tehlikeli değil artık.

Ayça Güçlüten

Dünyalılar

Rastgele Haber

Geçikmiş Bir Anadil Yazısı

Yedi yaşında okula başladığında anadili Kırmançki(Zazaca) konuşan, Türkçe’yi akıcı konuşamayıp sadece anlayan o çocuk, 40 …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir