Çevre

Ebu`l İz`den Günümüze Rüzgar Enerjisi

Rüzgar gücünden ilk olarak yelkenli gemilerde ve yel değirmenleri ile tahıl öğütmede yararlanılmıştır. 1.yüzyılda yaşayan İskenderiye`li Heron, Pneumatika adlı kitabında org çalmak için rüzgar gücünden faydalanıldığını belirtmektedir.

ABD`de 1956`da yayınlanan bir kitabında Wulff`un belirttiğine göre, 10. yüzyılda İran`ın doğusundaki Sicistan bölgesinde düşey eksenli yel değirmenleriyle hem öğütme, hem de suların yükseltilmesiyle sulama yapılmaktaydı.

13.yüzyılda Şam`da yaşayan El Dimışki adlı bilim adamının düşey eksenli yel değirmeni çizimleri mevcut olup, bu tip değirmenlerin o yöredeki örneklerine 1963 yılında bile rastlamak mümkündü. Bu çizimlere dayanarak Wulff tarafından yapılan aerodinamik hesaplamalara göre, bu değirmenlerin 30 m/s rüzgar hızındaki gücü 22 BG` ye ulaşmaktaydı. Diğer bir tip olan yatay eksenli yel değirmenlerinin ilk olarak Hollanda, İngiltere, Fransa ve Almanya gibi Kuzey Avrupa ülkelerinde ortaya çıktığı sanılır. Hatta Hollanda`nın adı yel değirmenleriyle özdeşleşmiştir.

Gerçekten de rüzgar gücü, Ortaçağ`da endüstri devrimine kadar Avrupa`daki temel enerji kaynaklarının başında gelmekteydi. Ancak yatay eksenli rüzgar değirmenlerinin mucidi, Anadolu`lu bir bilim adamı olan ve Batı Dünyası`nda adı kısaca “el Cezeri” olarak bilinen “Bedi-üz-Zaman Ebu`l İz İsmail el-Rezzaz el-Cezeri`dir.

İsminden de anlaşılacağı üzere Ebu`l İz, Cizre`de yaşamış bir bilgindir. Sibernetiğin ve robotik biliminin babası kabul edilmektedir. 1136-1206 yılları arasında yaşayan bilginimiz bir robot yaparak Artuklu hükümdarı Mahmud bin Mehmed`e takdim etmiştir . Bunu gören Sultan hayretler içinde kalmış; takdirlerini belirterek, emeğinin karşılığını göreceğini söylemiş ve buluşlarını bir kitap halinde yazmasını istemiştir. Ebu`l Iz bunun üzerine yazdığı “Kitab-ül`-Cami Beyne`l-Ilmi- ve`l-Amelin-Nafi` Fi Sınaati`l-Hiyel” adlı kitabında, 300`e yakın otomatik makine ve bunların sistemleri ile ilgili bilgi verdikten sonra çalışma özelliklerini şemalarla göstermiştir. Sadece suyun kaldırma ve basınç gücünü kullanarak tamamen yeni bir teknik ve sistem kurmuş, çok yönlü otomatik hareketler elde edebilmiştir.

Bu meşhur eser, 20. yüzyıl başında Prof. Wiedemann tarafından Almanca`ya, 1974 senesinde de “Al Jazari`s Book of Knowledge of Ingenious Mechanical Devices” adıyla Donald R. Rill tarafından İngilizce`ye tercüme edilerak Boston ve Dordrecht`te basıldı. Bugün İstanbul Topkapı Sarayı III. Ahmed Kütüphanesi`nde bulunan A3472 kayıtlı yazma, özgün eserin bir ikinci el kopyasıdır. Bu kitabın dikkat çekici özelliklerinden biri de şekillerin sekiz yüzyıl önce boyanmasına karşın renklerin canlılıklarından hiçbir şey kaybetmemiş olmasıdır. Kültür Bakanlığı bu kopyanın “Olağanüstü Mekanik Araçların Bilgisi Hakkında Kitap” adıyla 3000 adet tıpkı basımını yapmıştır. Kitabın Türkçe çevirisi ne yazık ki bulunmamaktadır. Ebul-Iz`in makinelerinden birkaç tanesi Erlangen Üniversitesi`nde Alman Profesör Wiedemann tarafından yapılmış ve çalıştırılmıştır. ITÜ Bilim ve Teknoloji Tarihi Enstitüsü de, kitaptaki şekillerin aslına sadık kalarak, tavus kuşlu su saatini yapmıştır. Bu kitabın İngilizce tercümesine bir önsöz yazan meşhur bilim tarihçisi Prof. White Jr. önsözün bir yerinde; “Batılı bilginler konik sübapların ilk defa Leonardo Da Vinci`nin çizimlerinde görüldüğünü öğretirler. Halbuki İsmail Ebul-iz El Cezeri`nin resimlerinde de bunlar gözükmektedir.”der. Ebu-l Iz`in bu eseri altı bölümden meydana gelmektedir. Beşinci bölümde derin olmayan bir kuyudan veya akan bir nehirden suyu yükselten aletler hakkında beş şekil vardır. Bu aletlerde kaldırma gücü olarak yatay eksenli rüzgar türbinlerinden yararlanılmaktadır. Bu tip rüzgar değirmenleri, Avrupa ve Amerika`da ancak 19. yüzyılın sonundan itibaren su pompalanması ve depolanmasında kullanılmaya başlanmıştır.
Halbuki ülkemizde bunlar o tarihten 700 yıl önce kullanılmaktaydı. Hem de bizden bir bilim adamının buluşu sayesinde.

Rüzgardan Elektrik Üretilmesi 

Güneşten dünyamıza ulaşan ışınlar yeryüzü katmanlarını farklı derecede ısıtır. Buradan atmosfere yansıyan ışınlarla hava ısınır. Farklı ısınma sonucunda meydana gelen yoğunluk ve basınç farkı, havanın bir yerden bir yere hareket etmesine sebep olur. Bu hava hareketlerine rüzgar adı verilir. Rüzgarın gücü gerçek anlamda ilk kez ne zaman keşfedilmiş derseniz. Aslında insanlar ilk çağlardan beri rüzgar gücünden faydalanmayı düşünmüşlerdir. Rüzgar enerjisinden sadece mekanik enerji, yani hareket enerjisi elde edilmez. Rüzgarın günümüzdeki en önemli kullanım yerlerinden birisi elektrik üretimidir. Rüzgar sayesinde fosil yakıtların neden olduğu küresel ısınmanın önüne geçmek ve temiz bir şekilde elektrik üretmek mümkün olmaktadır. Çünkü rüzgar santralinin hammaddeye ihtiyacı yoktur, kurulması da diğer santrallere göre daha hızlıdır. Üç ay gibi kısa bir zamanda inşası tamamlanıp üretime başlayabilir. Rüzgardan elektrik üreten türbinlerin yatırım maliyeti uzun vadede düşüktür. Bakım masraflarının az olması nedeniyle üretim maliyeti hemen hemen sıfırdır.

Bir türbin, ürettiği elektrikle 2-3 senede kendini amorti eder. İlk olarak 1888`de ABD`deki Ohio Eyaletinin Cleveland kentinde Charles Brush ve 1891`de Danimarka`da Poul La Cour üç kanatlı pervaneye sahip yatay eksenli rüzgar türbinleriyle elektrik üretmeye başlamışlardır. Bunlar 25-35 kW gücünde küçük elektrik üreticileriydi. 2. Dünya Savaşı`ndan sonra Danimarkalı Gedser 200 kW`lık 3 kanatlı türbin yapmıştır. ABD`de ise 1930`lu yıllarda 1,25 MW`lık, çapı 53,3 m olan iki kanatlı büyük bir türbin Smith-Putnam tarafından yapılmış ve bu büyük kapasiteli türbinlerin benzerleri 1980`lerin başına kadar ABD Enerji Bakanlığı tarafından kullanılmıştır. 1970`lerin ortasındaki petrol krizinden sonra rüzgar enerjisinden elektrik üretme işine daha fazla ağırlık verilmeye başlanmıştır.

Kaynaklar :

 Z., Temiz Enerji ve Kaynakları, Su Vakfı Yayınları, İstanbul, 2002. — Manwell JF, McGowan JG, Rogers AL, Wind Energy Explained, John Wiley&Sons, West Sussex, 2002.—. Yeni Rehber Ansiklopedisi, Ismail Ebul-iz El Cezeri maddesi, Cilt 4, Sayfa:345-347.

ww.dunyalilar.org

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu