Home / Başka Dünya / SAVAŞI BEKLERKEN…

SAVAŞI BEKLERKEN…

Savaş üzerine stratejik değerlendirmeler, ekonomik çıkarımlar yapacak durumda değilim, değiliz. Yıllardır hem bölgede hem de bu topraklarda sürüp giden savaşların acılarını yeterince çektik. Çekmeye de devam ediyoruz belleğimizde, hangimiz unuttuk Ceylan’ ın kocaman suçlayan bakışlarını? Ölü hayvanları, bomboş kırık dökük köyleri, zorla göç ettirilen insanları, patlayan mayınları ve daha pek çok acıyı. Önümüze sürülen savaşın acısı farklı mı olacak hayır, savaşların acıları eşittir çünkü, çıkaramazsın, bölemezsin.

savaşı_beklerken

Kimimiz çocuk yaştaydı, kimimiz büyüktü II. Körfez savaşı başladığında, bir gece uyandığımda ailemin film izler gibi televizyonda savaş izlediğine tanıklık etmiştim birçoğumuz gibi, oysa hatırlıyorum ilkokulda yazdığım ilk kompozisyon barışla ilgiliydi, şimdi büyüdüm, büyüdük, yaşlandık yorulduk ama ne vahşi kapitalizmin doymak bilmeyen silah tüccarları ne de bu dünyanın katil devletleri doydu savaşlara, doymadılar çünkü insanlığın sınırlar altına alındığı o ilk Mezopotamya uygarlığından bu güne kadar modern insan hep o sınırların peşine düştü, sömürmeye dayalı bir düzen kurdu, ilk ordusunu o sınırları korumak daha çok zengin olmak adına var etti ve tarih kitapları ilk orduyu kuran devletler namıyla yıllarca bize militarizm iyi bir şeymiş gibi öğretmeye çalıştı. Tarih kitaplarına bir bakın fetihlerle ve kahraman krallarla dolu.

Ne için savaş neden? Bu soruyu sorup durmalı insanlık bu gün, bir dönem sömürge imparatorlukları başka ülkelerin kaynaklarını tüketmek için savaştılar, bir dönem fetihçi imparatorluklar sınırlarını genişletme hırsıyla yaktılar, yıktılar. Ulus devletler kendileri dışında kalan etnik grupların farklılığına tahammül edemeyip, tekil varlıklarını sürdürmek için saldılar ordularını. Sonuç mu? Kadınlar öldü, çocuklar, anne karnında bebekler, erkekler, gencecik ordu üniformalı erkekler. Hayvanlar, kediler, kuşlar, böcekler, ağaçlar ve de her türden bitki..

Hani tarih kitaplarında sıralanır bilmem ne savaşının, sebepleri ve sonuçları, o sebep ve sonuçlarda ölümden, onun acısından bahsedildiğine rastladınız mı hiç? Sanmam o sebep ve sonuçlarda şöyle şeylere rastlarsınız genelde bilmem ne sınırının güvenlik altına alınması, bilmem hangi bölgenin zenginliklerinin ele geçirilmesi. O savaşların sonuçları da hep bu amaçların gerçekleşip gerçekleşmediğine yöneliktir ne kadar ganimet elde edildi, kaç savaş esiri var, nasıl kahramanca savaştık. Ölümden de bahsederler aslında haklarını yemeyelim şu kadar kişi öldü, şu kadar kişi yaralı kaldı derler! Çünkü onlar için savaş para, ölüm ise yalnızca kağıtta bir veridir, oysa acıların istatistiği tutulamaz, çünkü ölen bir çocuğun ölümünün karşılığı sayısal olarak ifade edilemez, çünkü acıyı üç, beş, sekiz diye sayamazsınız!

Bekliyoruz oturmuş savaşı bekliyoruz!  Bazı gazeteler Suriye‘ ye nasıl girilmesi gerektiğini tartışıyor, tankla mı, tüfekle mi, füze ile mi saldırılsın? Ekonomistler savaşın getirilerini tartışıyorlar haa onların kitabında götürü diye bir şey yok bu arada, varsa da ekonomik zarar mahiyetinde. Stratejistler oturmuş savaş stratejisi yapıyorlar, dikkat edin trajedisi değil, stratejisi! Savaş üzerine böylesine soğukkanlı olabilmeyi, sıradan bir akşam ne yedin sohbeti edasında savaş konuşabilmeyi aklım almıyor, aklımız almıyor!

Kimler gidecek savaşa fakirler, kimin savaşına zenginlerin savaşına, kimler ölecek suçsuzlar, kimlerin savaşında zenginlerin savaşında! Şimdi durup düşünmeli “tankınız ne güçlü generalim yüz insanı ezer geçer, ama bir kusurcuğu var insan ister yapacak” der bir Brecht şiiri evet tanklar onları yapacak insanlara muhtaçtır, bu günde insanlık barışa! tankları yapmazsak savaş olmaz mecazının altında yatan, biz istemezsek savaş olmaz! Bu gün o güçlü generallere tavır koyma günü reddetme zamanı, savaşı, militarizmi, devlet şiddetini reddetmek yapmamız gereken. Biz olmazsak, orduya asker olmazsak savaşacak insan olmazsa bir barış mümkün olabilir, başka türlüsü zor, ilk savaşı başlatan insanlık bitirebilir olması muhtemel savaşı da, savaşları da.

Haydi reddedelim savaşı dökülelim sokaklara! çocuklar ölmesin diye, gök yüzü savaş uçaklarının değil kuşlarındır diye, sokaklar tankların değil kedilerindir, kapı önünde oturan yaşlı teyzenindir diye, hepsinden önemlisi devletlerin katliamlarını, silah şirketlerinin para hırslarını, ekonomistlerin tüm para teorilerini bitirelim diye!

Emek Erez

Dünyalılar

Rastgele Haber

Çocuk… Barış… Sanat…

Yaklaşık on yıldır çok farklı coğrafyalarda binlerce çocukla eğitim çalışmaları yaptım. Bu yazımda, eğitim çalışmaları …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir