Arka Bahçemiz

Çünkü insan “bazen”dir

Bazen ağlar insan. Gözyaşlarının en acı vereni, yalnızken dökülenidir. Ben, çok uzaktaki bir bankın köşesinde, kimseye belli etmemeye çalışarak ağlayan bir baba gördüğümde anlamıştım bunu. Acıları belki diner diye hiç tanımadığım insanlara dokunduğumda sevme denilen şeyin varlığını bildim. İşte o …

Yazının devamı için...

Irkçılık Aptallaştırır

Hiçbir ulusu tek bir kategoride değerlendiremeyiz, çünkü uluslar aynı ekonomik yönetimin altında bulunsalar bile farklı sınıflardan ve farklı siyasal, dinsel, mezhepsel, ideolojik düşüncelerden oluşur. Dolayısıyla iyi ve kötü değer yargıları da, kültürleri de, yaşam tarzları da sınıflarına, eğitim seviyelerine, hatta …

Yazının devamı için...

İkinci Ruh

Şu anda ne yapıyorsun? Tam şu anda. Kafanın içinde ne tür bir hikaye akıyor? Kara bir şeyler var, değil mi? Çünkü hiç kimse gülümsemiyor ve nefesini şöyle tatlı bir rahatlama ile koyuvermiyor. Herkes ve her şey sana batıyor. Ümit etmeyi …

Yazının devamı için...

Pizzayı Bize Nasıl Yedirdiler?

  1989 yılı… Türkiye ilk defa pizza dükkanlarıyla tanışır. Türkiye’ye birkaç dükkan açarak pazarın nabzını yoklayan ünlü marka aldığı sonuçla şoka girer. Bekledikleri gibi olmaz. Boğazına düşkün olduğu için pizzayı seveceğini düşündükleri Türk tüketicisi, pizzayı sevmez. Dükkanlar kapatılır. Geri dönülür. …

Yazının devamı için...

Bu Toprağın İnsanı

Sanatın, felsefenin, bilimin öncelikli konusu hep insan olagelmiştir. İnsanın karmaşık yapısı üzerine yüzyıllardır kafa yorulmuş; romanlar, şiirler, öyküler yazılmış; filmler çekilmiş, müzikler yapılmış. Ne hikmettir ki hakkında bu kadar yazılıp çizilen, kafa patlatılan insanın bilmecesi çözülememiştir. En hazin olanı da …

Yazının devamı için...

Yüzsüzleşme!

“Söz uçar, yazı kalır” derdik eskiden, şimdi söz de uçmuyor, yazı da! Lakin bilgi, belge bombardımanı altında iyice pusulası bozuluyor insanın. Bellek zayıflığı bizim toplumda sanki bir tercih. Kötünün, yalanın, suçun üstünü bilerek ve isteyerek örtüyoruz. Oysa “hakikat”; biz onu …

Yazının devamı için...

Masallar ve Toplumsal Cinsiyet

Hangimiz masal okumadı ki, “Pamuk Prenses”, “Kırmızı Başlıklı Kız”, “Hansel ve Gratel”, “Kül Kedisi” ve daha nicesi… Eskiden her pazar sinema kuşağında dünyaca ünlü masalların filmleri gösterilirdi. Üzerinde hiç düşünmeden hayranlıkla izlediğimi anımsıyorum. Sonrasında da kendi gerçek hayatımın onlar gibi …

Yazının devamı için...

Olmamış Bir Tür, Homo Sapiens

1400 gr’lık bir sürü doğumsal anomalisi olan bebekleri yaşatabilmek için harcadığım koca bir ömrün artık sonlarına gelirken ve iyi olarak taburcu olan her çocukta, çok da boşa harcanmadı galiba ömrüm diye kendimi avuturken Bodrum Akyarlar’da kıyıya vurmuş çocuk cesedi ne …

Yazının devamı için...

OĞLUM BARIŞ İSTERDİ

Oğlumun istediği barış gelecek elbet; hep beraber getireceğiz  barış`ı biz canlar…  Oğlum bir çok dergi ve kitap paylaşırdı benimle.”Yorgunum” derdim ben; “varma üstüme oğlum, çok yorgunum”… Kendi dünyama çekilirdim; evimizin bahçesidir benim dünyam. Toprakla konuşan, bahçemdeki ağaçlarla dertleşen, börtü böcekle …

Yazının devamı için...

Kahır Mektubu

“Bırakın!” diyorlar, “Yaşamayı bırakın!” Bırakmıyor musun? Bak, nasıl da bıraktırıyorlar. Bak nasıl da koparıyorlar, kırıyorlar, parçalıyorlar. Hele tüm gücünü ve ruhunu onurlu yaşam hakkı için mücadeleye ayırmış olanı hiç sevmiyorlar. Bir düşü olandan tiksiniyorlar. Kendi düşüncesi, kendi fikri olan uyusun …

Yazının devamı için...