Genel

Laiklik Zarurettir – 3

Söz konusu seyr-ü sefere ilişkin olarak, “Modern çağda, Müslüman toplumlar hiçbir zaman gerçek anlamda laik olmadı. Kuruluş ilkelerinden biri laiklik olan Türkiye’de dahi dinî kurumların ‘ehlileştirilmesinin’ ötesine geçilmedi,”[36] saptamasının altını özenle çizerek belirtelim: Devletin bir parçası olarak Diyanet’in olduğu yerde …

Yazının devamı için...

Laiklik Zarurettir – 2

Özetle, laiklik demagojik ve her yöne esnetilebilecek bir tanımla “din ile devletin birbirinden ayrılması” değil üç boyutun iç içe geçtiği bir komplekstir. Bu boyutlar: i) Kamusal alanın her türlü dinsel düşünce, pratik ve simgeden arındırılması (siyasal boyut), ii) Bireylerin dinsel …

Yazının devamı için...

Yalancının Mumuyla Işıldayan Siyaset

Çocukluktan kalma bir kahraman arama halimiz hayatımızı yalana, sahip olduğumuz her şeyi ise imaja dönüştürüyor. Kurtarma, kurtarılma hayali karşımızdakini giderek yapaylaştırıyor. Hayat masala, karşımızdaki kahramana dönüşüveriyor. Bu gerçek dışı kabul bizi de giderek sorumsuz bir varoluşa götürüyor. Halinden memnun kahraman ise kandırabilmek için tüm sistematik araçları giderek daha çok biliyor. Artık kimse yalan söylemesin demektense yalana talebin olmaması daha makul gibi.

Yazının devamı için...

Kadın ne dün, ne bugün!

Kadını bugünü ile değerlendiremem. Tüketime endekslenen mekanizmanın her  aşamasında kadın var. Kadın olmak bu mekanizmanın kusursuz tasarımı gibi. Bu yüzden sosyal, kültürel ve ekonomik etkilere oldukça açık. Dolayısıyla kendiyle sürekli çelişen bir değişime boyun eğmiş görünüyor. Zaten sabitlendiği yegane yer …

Yazının devamı için...

Sana Mektuplar: Bir Ada Hikâyesi

Bu ada hiçbir zaman yok olmaz, tıpkı Le Guin’in adası gibi. Çünkü zaten düşseldir ve gerçekte zaten olmayan bir şeyi, hiçbir şey öldüremez. O ada sonsuza kadar var olacak. “Sen her bir şeyde eksik kalan parçasın. Sen, onları sonsuza kadar …

Yazının devamı için...

Kıyılar

  Her kıyı, bir sorunun fırlatıldığı yerdir. Kıyılar, soruların uzaklara gönderildiği yerlerdir. Sorular o kıyıdan öbür kıyıya gezerler; ta ki yanıtlarını bulup yeni bir soruya dönüșene dek. “… koyuluk ve koyuluk, koyuluk ve koyuluk, iște böyle güneyden kuzeye doğru batıya …

Yazının devamı için...

Sovyet devriminin serüveni üzerine… Fikret BAŞKAYA

“Tarih, imtiyaz sahibi olmayanların duygu ve özlemlerini sıklıkla kaydetmez”.                                                                                                      G. R. Elton   Toplumun sınıflara bölünüp, devletin, paranın ve mülkiyetin ortaya çıkmasıyla, şeylerin seyri radikal olarak değişti. Toplumlar ezen-ezilen, sömüren-sömürülen, ikilemine hapsoldu. O tarihten sonra ezilen ve sömürülen kitleler …

Yazının devamı için...

İnsan hakkında çirkinlemeler

İnsan canlı oluşun en olumsuz halidir. Doğadaki ender sapmalardan birisidir. Çünkü onun canlılığı bizzat canlı oluşa en büyük tehdittir. İnsan doğal olandan daha fazla yapay olana düşkündür. Plastiğin icadıyla kendi özünü bulmuştur. Her şeyin yapayının, taklidinin, eğilip bükülebilen halinin iyi …

Yazının devamı için...

Türkiye’de kadın olmak

9 Mayıs Dünya İstatistik Günü. İstatistikler kadınlar için ne gösteriyor dersiniz? Sadece rakamları paylaşalım yorum sizin… Türkiye nüfusunun yüzde 49.8’ini yani yarısını kadın nüfus oluşturuyor. Aslında kadınlarla erkekler arasındaki bu nüfus dengesi kadınların daha uzun yaşamasıyla sağlanıyor. 65 yaş ve …

Yazının devamı için...

Leonard Cohen – Everybody knows

“Herkes biliyor, zarların hileli oldugunu herkes parmaklarını çapraz yapar yuvarlarken herkes biliyor, savaşın bittiğini herkes biliyor, iyi adamların kaybettiğini herkes biliyor, dövüşün hileli oldugunu fakirler fakir kalır, zenginler zenginleşir hep böyle gider herkes biliyor herkes biliyor, geminin su aldıgını herkes …

Yazının devamı için...