salvador-dali_surrealist_maldoror_goliath

Goliath ve David

Mazlum olan kurnaz olursa!..

“..Öyleyse en güçlü ve en kurnaz sen olacaksın. En güçlü olamayacak kadar küçüksün henüz ama bugünden başlayarak üstün yetenekli insanların aracı olan hileyi kullanmaya başlayabilirsin. Çoban Davut’un sapanla savurduğu taşla dev Goliath’ın alnından vurarak yere sermesi gibi, Davut’un düşmanını yalnızca kurnazlıkla yendiğinin görkemli bir kanıtı değil mi? Eğer bunu yapmasaydı da el ense dalsaydı, dev kendisini bir sinek gibi ezmez miydi? Senin için de aynı şey söz konusu; üzerinde egemenlik kurmak istediğin insanları açık savaşta kesinlikle yenemezsin ama hile sayesinde, hepsini yere serebilirsin tek başına…” -C. De-Lautreamont

Salvador Dali’s “Les Chants de Maldoror Plate 11” (1934).

Bir haftadır elimde Comte De Lautreamont’un Les Chants de Maldoror (Maldoror’un Şarkıları) adlı yapıtı var, ara ara okuyorum, yaptığı çağrışımlar neticesinde kısa kısa metinler not alıyorum ve kâh kafamda kâh kâğıt üzerinde eskizler çiziktiriyorum. Bunu bir tek akıl eden ben değilmişim meğer, benden önce Sürrealist resmin kralı Salvador Dali yapmış bu çalışmayı, daha yeni öğreniyorum. Çok da şaşırmadım, çünkü böylesine ünlü bir metni, gravür veya çizimlerle hakkıyla Salvador Dali dönüştürebilirdi elbette ki.

Aslında ilginç olan, buna Pablo Picasso’nun ön ayak olması; İsviçreli tanıdık yayıncısına, Albert Skira’ya Lautréamont’un bu kitabının yeni bir baskısı için bir dizi çukur baskı oluşturmak üzere Dalí’yi görevlendirmesini önerir. Olay 1930’ların başlarına dayanıyor. “Paranoyak-kritik” adını verdiği bir yöntemde çalışan Dali, halüsinasyonlara ve sanrılara erişmek için bir bilinç akışı süreci kullanır. Söz konusu şiirlerde anlatılan sahneleri, illüstrasyonlarının konusu yapar. Kitap yayınlandığında büyük bir ilgi çeker; yaptığı illüstrasyonlar Louisiana’nın Hilliard Üniversitesi Sanat Müzesi’nde “Salvador Dalí’nin Cennete Merdivenleri” adıyla sergilenir.

Gelelim Goliath ve David’in hikayesine…

Ahd-i Atik’te(Eski Ahit) geçen mitolojik bir hikayenin ana karakteridir Davut ve Golyat. Bundan 3000 yıl önce, bugünkü Filistin ve İsrail topraklarında, dağlarda yaşayan İsraillilerin en büyük düşmanı dağların eteğinde ela vadisinde yaşayan Antik Filistinlilerdir. Topraklarının işgalinden korkan her iki taraf, siper amaçlı hendek kazmaya karar verirler. Haftalarca kazarlar ve haftalarca, kazdıkları hendeklerde saldırı korkusuyla beklerler. Sonunda bu çıkmaz durumun farkına varan Filistinliler, İsraillilere “En güçlü savaşçınızı gönderin bu işi çözelim” teklifinde bulunur. Teklif İsraillilerce de kabul görür. Savaşla meydana gelebilecek katliamı önlemek için yapılan eski bir düello geleneğidir bu.

Filistinliler, aralarında güçlü, dev bir savaşçıyı seçerler, arenaya yollarlar. İsrailliler bu devle savaşmayı gözüne kestiren bir savaşçı bulamaz önce. Sonunda köyde yaşayan çocuk yaşta bir çoban, bunu duyar ve savaş meydanına gelir, “Aslanlara, kurtlara karşı savundum sürümü ben, bununla da savaşabilirim.” der. Çaresiz, İsrailliler yenileceğini bile bile bu cesarete razı gelirler. Kendisine, “Hiç olmazsa bu zırhı giy derler ama o bu zırhı reddeder. Yerden 5 tane taş alır, cebine koyar, elinde sadece bir asa vardır.

Dev üzerine gelenin bir çocuk olduğunu ve elinde bir asayla geldiğini görünce, kendini aşağılanmış hisseder:

“Ben bir köpek miyim ki benimle savaşmaya çubukla geliyorsun” der ve elinde kocaman parlayan kılıcıyla çobanın üzerine doğru hamle yapar. Çoban çevik bir hareketle cebinden bir taş çıkarır, diğer cebinden çıkardığı sapanına koyar ve fırlatır. Taş devin iki gözünün tam ortasına çarpar, acı içinde yere düşer. Çoban koşar elleriyle alnını tutan devin yere düşürdüğü kılıcı yerden alır ve tek hamlede devin şah damarının geçtiği yere saplar. Devin ismi Goliath’dır, çoban’ın ismi ise David’dir. Bu hikaye zayıf birinin kendinden daha güçlü birine karşı beklenmedik zaferiyle ilgili örnek bir metafordur.

Özetle, şöyle izafe eder, bu konuyla ilgili Eski Ahit:

“…Onun görünüşüne veya boyunun uzunluğuna bakma; çünkü onu reddettim; çünkü Rap insanın gördüğü gibi görmez; çünkü insan dış görünüşe bakar, fakat Rap yüreğe bakar.” (1. Samuel. 16/7: Eski Ahit)

Kanadalı yazar, gazeteci, konuşmacı Malcolm Gladwell, bir konuşmasında şöyle söyler: “..Devler göründükleri kadar sağlam ve güçlü değillerdir ve çobanın cebinde bazen bir sapan bulunur!..”

Osman Günay

Dünyalılar Editör Notu: İsrailliler’in bu öğretiye sahip çıktıkları aşikar, ancak bir sorunumuz var. Artık hem Filistin’de ve hem de dünyanın başka yerlerinde, siyonist rejimleri aracılığıyla Goliath kendileri oldular.

Siteye eklediğimiz son yazılara göz gezdirmek isterseniz şurada.

Boynu bükük saatlerin deli dolu dahisi: Dali başlıklı yazımızı okumak isterseniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir