Yaşam

Mutlak eşitlik her zaman adalet anlamına gelir mi?

Mutlak eşitlik olmalı mıdır ? Mutlak eşitlik, eşitsizlik midir ? Mutlak eşitlik adaletsizliğe yol açar mı?


Bu sorular yüzyıllardır bir çok filozof tarafından tartışma konusu olmuştur. Mutlak eşitlik yani her şeyin her yönüyle aynı olması aslında adalete zıt bir kavramdır. Adalet, hak sahibine hakkını vermektir. Eşitlik, var olan iki şeyin bütün yönleriyle birbirine denk olmasıdır. Aslında buradan sonuçla mutlak eşitliğin aynı zamanda adaletsizliğe yol açabileceği mutlak eşitlik kavramına adalet bağlamında bakıldığı zaman ortaya çıkmaktadır. Aslında eski site devletleri döneminde bile insanlar adalet kavramında mutlak eşitliği reddetmişlerdir ve bunu Aristotales’in hukuk anlayışında çok net görmekteyiz.

Aristoteles’in hukuk anlayışı günümüze kadar etkisini göstermiş ve mevcut hukuk sistemleri o anlayışa göre şekillenmiştir. Aristoteles 3 çeşit adalet kavramından bahseder. Bunlar; Denkleştirici adalet, dağıtıcı adalet ve hakkaniyettir.

aristo

Denkleştirici Adalet: İnsanlar hukukun önünde eşittirler ve bütün insanların (köleler hariç, aslında bu konu eleştiriye açıktır, Aristoteles adaleti açıklarken toplumda kölelere herhangi bir hak tanımamıştır ve onların köle olarak kalmasını söylemiştir. Bunun nedenini o dönemde ki köle anlayışına bağlamak gerekir, ‘köleler atalarından dolayı köledirler çünkü onların üst soyları da köledir ve onlar da öyle kalmak zorundadırlar’) eşit olduklarından bahseder. Aslında Aristoteles’in denkleştirici adaleti günümüzde ki özel hukukla bağdaşmaktadır.

Dağıtıcı Adalet: Aristo toplumda bütün insanların kendi yeteneklerinin olduğunu ve bu insanların kendi yeteneklerine göre toplum içinde yer edindiklerinden bahseder. Burada bütün insanlara eşit davranılması eşitsizliğe yol açar. Kavramdan bahsettiğimiz gibi ‘hak edene hakkını vermektir’ adalet. Örneğin bir inşaat ustası ve onun çırağı aynı işi yapıyorlar fakat onların aynı parayı alması eşit ücrete tabi olmaları adaletsizliğe yol açar. Dağıtıcı adalet bir oran adaletidir. Aslında sosyal devlet anlayışı dağıtıcı adalete uygundur diyebiliriz.

Hakkaniyet: Aristo hakkaniyetli olan bir dağıtımın mutlak eşitliğe dayanmaması gerektiğinden bahseder çünkü hakkaniyette kişilerin birbirlerine göre durumları, liyakâtleri, değerleri ne ise dağıtımın da ona göre, göreli bir eşitlik ilkesi temelinde gerçekleşmesini savunmaktadır.

Ozan YILDIRIM (oznyildirimm@gmail.com)

Dünyalılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu